Hakan Türksoy
Koku

Kış aylarında maskeyle birlikte gözlük kullanmak zor oluyor.

Hele benim gibi uzak ve yakını aynı camda kullananların vay haline. Maske kullanmadığımız günlerde gözlük camı bir süre sonra ortama alışıyordu...

Fakat maske sayesinde sıcak hava hiç eksik olmadığı için gözlük camları anında buğulanıyor.

Böyle giderse yakında silecekli ya da rezistanslı gözlüklerin üretileceğini düşünüyorum.

Belki ürettiler benim haberim yok. Gözleri sağlam olanlar çok şanslı. Fakat belli bir yaştan sonra ister istemez yakın gözlüğüne ihtiyaç duyuluyor. Yaş ilerleyince önce gözler sonra kulaklar bozuluyor(!)

Pandemi günlerinde az gören biriyle mesafeyi koruyarak sohbet etmek sorun değil ama az duyan biriyle konuşmak sorun yaratıyor. O duymak için yaklaşıyor, siz uzaklaşıyorsunuz...

Komedi gibi ama gerçek.  Ölmez sağ olursak normale döndüğümüz günlerde bunları birbirimize anlatıp güleceğiz.

Gülebilirsek tabii. Koronavirüs salgınından önce İspanyol gribi günlerine ait siyah-beyaz fotoğraflar görmüştüm. O insanların neler çektiğini şimdi anlıyorum.

Yasaklı, kısıtlı günlerde evlenenler de bugünleri torunlarına anlatacak. "Siz şanslısınız evladım bizim düğünümüzde takı bile azdı" diyecekler.

Uzatmayayım, gözlükle başlayıp kulağa geldim. Aşağıya inmeden burunla bitireyim bari(!)

Geçen gün buğulu camlarla eczaneye girdim. Gözlüklü eczacı hanım zorlandığımı fark edince "gözlüğünüzü sabunlu suyla yıkayın ya da tıraş sabunu sürün" dedi.

"Sıklıkla yıkıyorum ama tıraş sabunu hiç denemedim" dedim. "Ben tıraş sabunu sürüyorum, zaten kokusu da çok hoşuma gidiyor" deyince ağzımdan kaçtı "siz küçükken babanızı çok öpmüşsünüz" dedim. "Evet o koku baba kokusu" dedi. 

Tabii koku var, koku var. Bir koku molekülü bazen babayı hatırlatır, bazen zaman makinesi gibi insanı 50-60 yıl geriye götürür....

Birde kirli- kötü işleri anlatmak için kullanılan "pis koku" tabiri var. Tabir-i caizse bu kokuyu burunsuz sultan bile hisseder(!)

Yazı Tarihi : 12.12.2020