Hasan Akarsu
“KORKMASAYDIN NE YAPARDIN?” (*)

Dr. Bahar Eriş, çocuklarda üstün zekâ ve yetenek üzerine çalışan bir yazar olup Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde dersler verir. Bu alanda birçok kitabı olan yazar, yeni kitabı “Korkmasaydın Ne yapardın?” ile çocuk eğitimine katkıda bulunur. Ayrıca “simultane çevirmenlik” (anında çeviri) de yapar.

Yazar, Korkmasaydın Ne Yapardın? kitabında, 40’ın üzerindeki yazısıyla çocuk eğitimi üzerine ilginç görüşler ileri sürer. Çocukluğunu istediği gibi yaşadığı için mutludur. Meslek seçiminde özgür olup istediği mesleği seçer. Bitirdiği üniversitede dersler vermesine sevinir. Herkesin içinde keşfedilecek yetenekler olduğunu, insanın her gün yeniden doğduğunu vurgular. İnsan olmak için bilinçli seçim gerektiğini, kendimizi tanımamızı önerir. Büyüyünce “En iyi ben olmak için çalışmayı, içimizdeki sese kulak vermeyi” salık verir. Çocukların düşlerinin önü açılmalıdır diyen yazar, zamanın iyileştirici gücüne inanır. Savaşımcı olmak gerektiğini, kusurlu olunabileceğini örneklerle açıklar. Üstün zekâlı çocukların bakımının zor olduğunu, onlarla doğru bir iletişim kurmak gerektiğini anımsatır. “Onay önyargısının” yanlış olduğunu belirtir ve sevgiyi yüceltir. Sevgi ve güven veren aile ortamını, az öğüt vermeyi savunur. Gelişim odaklı düşünce savaşımını önerir. Kadınlar için özgüvensizliği “iç güvesi” olarak nitelendirirken özgüveni önemser. Çalışan annelerin kızlarının daha başarılı olduğunu saptarken kız çocuklarına özgüven kazandırılmasını ister. Yunus Emre’nin sözlerini örnek verir: ”Bölüşürsek tok oluruz/ Bölünürsek yok oluruz”. Cesur prensesin eğitimle uyanacağını söylerken sorgulayan eğitimi savunur.

Başarı için kararlılık

Yazar, gerçek ve yaşanmış olaylarla düşüncelerini pekiştirirken “Yaşam kime güzel?” sorusuna da yanıt verir. Yetenek gelişiminin dört etkenini şöyle açıklar: Disiplin, bilinçli pratik, gelişime odaklanma ve yetinme. Başarıda kararlılığın önemini açıklar. Tolstoy’un bisiklete binmeyi geç öğrendiğini, çocukluğunda aptal denilen Edison’un elektriği buluşunu örnek gösterir. İşini kötü yapanlar tarafından iyi insanların öldüğünü belirtir. Acı gerçeği yüzümüze söyleyenlerin gerçek dostlar olduğunu anımsatır. Ünlü düşünürlerin sözlerinden yararlanır. Övgüyü herkesin içinde, eleştiriyi ise başbaşa olunca yapmak gerektiğini savunur. İç güzelliğe, üstün zekâdan çok vicdanlı zekâya önem verir. Sekiz ayrı üstün zekâ olduğunu belirtir. Aşk üzerine görüşlerinin de gençlerin ilgisini çekeceğini belirtmeliyiz. Mutlu olmak için gülümsemenin ve umut etmenin yeterli olduğunu, çocukların düşlerini çalmamak gerektiğini, çocuğu bir bütün olarak başarısıyla ve başarısızlığıyla sevmek gerektiğini belirtir. Çocuğa doğrunun erdemini sezdirmek gerektiğini söylerken Montaigne’in sözünü anımsatır: ”Her insanda insanlığın bütün halleri vardır”.

Yazar Bahar Eriş, çocuk eğitimi ve insanlık durumları alanındaki başarılarını “Korkmasaydın Ne Yapardın?” yapıtında yalın, açık bir dille anlatırken yaşamın görkemli olduğunu vurgular. Her insan için bu yapıtın yararlı olduğunu belirtmeliyiz.

 

(*) Korkmasaydın Ne Yapardın?- Bahar Eriş, Eğitim, Alfa, 11-12. Basım, Kasım 2019, 158 s.

(Yeniden Türk Dili Dergisi, İnternet Ortamı, İstanbul, Mart-Nisan 2020)

Yazı Tarihi : 19.03.2020