Hasan Akarsu
“KÖRLÜK” FİLMİ

Körlük filmini izleyince yalnızca korona salgı olmadığını, bulaşıcı körlük salgını (beyaz felâket) olabileceğini de görüyoruz. Yönetmen: Meirelles, başrollerde Julianne Moore, Mark Ruffalo var. Nobel Ödüllü yazar Saramago’nun aynı adlı romanından uyarlanan 2008 yapımı filmin konusu ilginçtir. Bulaşıcı körlük, beyaz körlük de olurmuş dedirten bir film.

           Bir kentin ana caddesinde otomobilini kullanan genç, bir anda kör olduğunu, göremediğini haykırır. Ona yardıma gelen kişi, onu arabasıyla evine, eşine teslim eder. İyilik yapar ama arabasını da çalıp kaçar. Bir süre sonra kendisi de kör olur. İlk kör olan genci, eşi göz doktoruna götürür. Onu muayene eden erkek göz doktoruna da körlük bulaşır. Karısı, göz doktorunu yalnız bırakmaz. Körlük salgınının yayıldığını anlayan Sağlık Bakanlığı sıkı önlemler alır. Tüm körleri toplayıp hastane koğuşlarına kapatır. Körler kendi sorunlarını, gereksinimlerini kendileri çözmek zorundadır. Katı bir disiplin uygulanır. Kurallara uymayanlar silahlı görevliler tarafından öldürülür. Körler kendi ölülerini gömmekle görevlendirilir. Birbirlerine tutunarak, çevreyi elleriyle yoklayıp yiyeceklerini alırlar. Tuvalet gereksinimlerini kendileri giderirler. İçlerinde gören ve kör numarası yaparak yardımda bulunan bir tek, göz doktorunun karısı vardır. Gördüğünü belli etmeden yardım eder herkese.

        Salgının küresel olduğu anlaşılıp konferanslar verilir, çözümler aranır.

        Koğuşlarda körler arasındaki ilişkiler yürekler acısıdır. Kadınlar, erkekler tarafından paylaşılır. Yemekler yetmeyince kavgalar olur. Yangın çıkar, görevliler yoktur. Körler kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalır. Muhafızların görev yerlerinde olmadığı anlaşılınca koğuşlardan kaçış başlar. Kent terk edilmiş, yerle bir olmuştur, her yer, marketler yağmalanmıştır. Aç kalan körler de caddelerde yiyecek arar, birbirlerinden yiyecekleri çalmaya çalışırlar. Yağan yağmurda yıkanan körlerin mutluluğu, aç köpeklerin görüntüleri ilgi çekicidir. Körlüğün çirkinler için nimet olduğu söylenir. Göz doktorunun eşi, yakınındaki körleri evine götürüp ağırlarken, göz doktoru karısına “Seni görüyorum” der ve bir mucizenin gerçekleştiği anlaşılır. İlk kör olan genç de oradadır, onunla birlikte herkes görmeye başlar. Görebilmenin sevinci kuşatır herkesi.

        Körlük filmini izlerken, günümüzde yaşanan korona salgınından daha kötülerinin de olabileceğini düşünmeden edemeyiz. İnsanların çaresizlik içinde yaşama tutunma savaşımları da etkileyicidir. (27.04.2021, Tekirdağ) 

Yazı Tarihi : 04.05.2021