Cahide Ulaş
KÜÇÜK ADIMLARLA HAYATIMIZI DEĞİŞTİRMEK MÜMKÜN

Öncelikle şöyle bir soruyu kendimize sormamız gerekiyor: “Kim ve ne olmak istiyorum?”.
Meslek seçimleri genel olarak çok küçük yaşlarda, üniversite öncesinde hatta lise öncesinde
yapılıyor.
O yaşlarda insan ne yapmak istediğini çok net göremeyebilir. Bu yüzden yapılmış yanlış seçimleri
ömür boyu sürdürmek de gerekmiyor. İstediğimiz yaşta, istediğimiz zaman, meslek değiştirmek ya da
yepyeni bir hayatın temellerini atmak bizim elimizde.
“Kim ve ne olmak istiyorum?” sorusuna vereceğimiz cevap oldukça önemli. Hayatımızı
değiştirmek için ilk adım, bu soruya vereceğimiz net cevap olacaktır. Peki nasıl bir hayat istediğimizi
net olarak belirledikten sonra o yere nasıl ulaşacağız?
İsteğimizi bir kağıda yazıp, şişenin içine koyup ağzını kapatıp denize bırakmak ve onun
gerçekleşeceğini evrenden ummak, eminim çoğu zaman işe yarayan bir yöntem olmayacaktır.
Çoğu zaman kendimize uzun vadeli hedefler belirleriz. “Yılsonuna kadar gelirimi şu kadar
artıracağım” gibi uzun vadeli hedefleri ben de koyuyorum kendime.
Ama şöyle bir gerçek var; eğer biz uzun vadeli hedef belirleyip, kısa vadeli hedefleri
belirlemezsek, hiçbir zaman o hedefe ulaşamayabiliriz. Çünkü günlük alışkanlıklarımız değişmediği
sürece, hayatımızda istediğimiz büyük değişimler muhtemelen gerçekleşmeyecektir.
Günlük alışkanlıklarımızı değiştirmediğimiz sürece, hiçbir şey değişmeyecek.Bir değişime karar
verdikten sonra, artık “değişimi yaşayan kişi” olmamız gerekiyor.
Diyelim ki yeni bir yabancı dil öğrenmek istiyoruz. Ama her gün bu yönde değişimi
gerçekleştirmiyorsak, bu yönde günlük küçük adımlarımızı atmıyorsak, sadece “yabancı dil öğrenme
fikri hoşumuza gidiyor” demektir.
Bir isteği, günlük değişim haline nasıl dönüştürebiliriz?
Bazı istekleri listeleyelim:
Kilo vermek-Kitap yazmak-Ertelemeden yaşamak-Mutlu olmak-Aşık olmak-Dünyayı dolaşmak-
Daha fazla su içmek-Yabancı bir dil öğrenmek-Para biriktirmek-Daha fazla fotoğraf çekmek-Daha
fazla kitap okumak..
Peki; tüm bu istekleri nasıl günlük değişimler haline dönüştürebiliriz? İstediğimiz değişimi
sağlayacak, en azından bizi hedefimize biraz daha yakınlaştıracak günlük adımlarımızın neler olması
gerektiğini düşünebiliriz.
Yapmaktan hoşlanmadığımız adımları eleyerek, sadece yapmaktan keyif alacağımız adımları
belirlemek ve günlük yaşamımıza dahil etmek, istediğimiz değişimi gün gün gerçekleştirecektir.
Yukarıda sıraladığım isteklerin nasıl günlük hayatta küçük adımlar halinde değişim
sağlayacağına örnekler verelim:
Kilo vermek – Her gün yürüyüş yapmaya başlanabilir. İlk başta günde 10dk., sonra 15 dk., sonra
20 dk.,… Günde 30 – 40 dakika yürüyüş yapmaya başladıktan sonra, yeni bir alışkanlık değişimi
yapılabilir ve asitli içecekler yerine, su içmeye başlanabilir. Daha sonra uyku düzeni, beslenme düzeni,
adım adım değiştirilir. Tüm bu günlük değişimleri gerçekleştirmek, sonuç olarak ana hedefe götürür.
Kitap yazmak – Günde 10 dakika yazı yazmak, günlük bir değişim adımıdır.
Ertelemeden yaşamak – Güne, o günün en önemli işini yaparak başlamak, ertelemeyi büyük
ölçüde engelleyen bir alışkanlıktır.
Mutlu olmak - Her gün, dünyanın daha iyi olması için, diğer insanlara yardım etmek için ufak
şeyler yapmak.
Aşık olmak – İlk başta kendine aşık olmak, kendinden duyduğu memnuniyetin enerjisini
çevreye yaymak, her gün kendini olduğu gibi sevmek üzerine çalışmalar yapmak.
Dünyayı dolaşmak - Para biriktirmek, her gün minimalist bir yaşama doğru adım adım
ilerlemek ve sadece bir sırt çantasında yaşamaya başlamak.
Para biriktirmek – Küçük harcamalardan kısmak, arabayı satıp bisikletle ya da toplu taşıma ile
ulaşım sağlamak, daha sık evde yemek pişirmeye ve yemeye başlamak, daha küçük bir eve geçmek.

Daha fazla su içmek – Uyanınca ve her saat başı büyük bir bardak su içmek..
Yabancı bir dil öğrenmek – Her gün o dilde film izlemek, müzik dinlemek, şarkı sözlerini
çevirmek.
Daha fazla fotoğraf çekmek – Bir blog oluşturup, çekilen her fotoğrafı burada paylaşmak. Bu
motivasyonla, her gün daha fazla fotoğraf çekmek, fotoğraf dergileri okumak.
Daha fazla kitap okumak – Her sabah ve gece uyumadan önce kitap okumak..
Yukarıdakiler sadece fikir vermek açısından örnekler. Mükemmel olmayabilir bu örnekler ama
siz kendi küçük adımlarınızı yaratabilirsiniz. Önemli olan, her gün değişimi gerçekleştiren küçük
adımlar atmak, büyük hedefe değil, günlük küçük hedeflere konsantre olmaktır.
KADIN CİNAYETLERİ BİTMİYOR BİR TÜRLÜ
İSYANLAR DORUKTA
YAZIK OLUYOR GENCECİK KADINLARIMIZA KIZLARIMIZA
Son günlerde yine ve ne yazık ki yine gencecik bir kızımızın vahşice katledilmesiyle sarsıldık. Bu
ilk değildi ama son olur inşallah. Her gün bu haberlerle uyanmaktan ve acı ile sarsılmaktan çok
yorulduk. İçimiz acıyor, anne yüreğim kanıyor!
O anne ve babanın acısını hafifletecek yok herhangi bir şey..
Baba “kızımı güçlü olsun kendi ayakları üzerinde dursun diye okutuyordum ama koruyamadım
kızımı “ diye feryat ediyor.
Bu güzel kızımızı vahşice katleden cani de bir anne baba evladı. Nasıl böyle bir cani oldu? Nasıl
kıydı bu kızımıza? Bu nasıl bir insan? İnsan demeye bile dilim varmıyor, hayvanlarda bile bu vahşeti
görmüyoruz. Bu yaratık cezasını alacak ama bu kaybettiğimiz kızımızın acısı anne baba yüreğinde,
sevdiklerinin yüreğinde ve toplum vicdanında kanayan bir yara olarak kalacak ve hep canımız
acıyacak!
Sadece bu kızımız değil ki; işkence gören, sokak ortasında şiddete uğrayan ve katledilen
kadınlarımızın haberlerini her gün duyuyoruz. Yeter artık yeterrrrrr!
Toplum olarak ayaklanıyoruz ama bu sorunu çözmeye yetmiyor. Devlet olarak daha ağır ve
caydırıcı cezalar gelmeli ve artık hiç kimse kadına dokunamamalı..
Tabii kimse evladının böyle cani olmasını istemez ama ailede başlayan eğitimde de bir yanlışlık
bir eksiklik var demek ki.. İşte bunlar da araştırılmalı ve çözümler bulunmalı.
Öğretmek gerek kızlarımıza:
Yürümeyi öğretir gibi, ayakta nasıl kalınacağını da öğretin...
Nasıl hanımefendi olunacağını öğretir gibi, kendini nasıl koruyacağını da öğretin...
Saçlarını nasıl toplayacağını anlatırken, kendini nasıl toplayacağını da öğretin onlara...
Ona sımsıkı sarılırken fısıldayın kulağına, "sevgi buna benzer kızım, seni seven sana işte böyle
sarılır" deyin ve istenmediği, hissetmediği yerlerde kalınmayacağını da ekleyin hemen ardından...
Gözyaşlarını her gördüğünüzde usulca öpün yanaklarından ve "senden bir tane daha yok bu
dünyada kızım" deyin...
Herkese güvenilmeyeceğini ve herkesin arkasından ağlanılmayacağını öğretin onlara...
KADIN DER Kİ:
Kadın der ki: “Çok yoruldum”
Erkek: “Yorulduysan yapma”
Kadın: “Ben yapmazsam kim yapacak?”
Kadın der ki: “Çok yoruldum”
Erkek der ki: “Sen kendini yormayı seviyorsun”
Kadın bir damla gücü kalmayana kadar yola devam eder. Sabreder.
Kadınların kendilerini yormak gibi manyakça hobileri yoktur.
Kadının yorgunluktan bitmişken bile çabalamaya devam etmesi erkeğin “demek ki böyle

seviyor” diye düşünmesine neden olabilir. Olmasın. Kadın, öyle sevdiği için değil, öyle gerektiği için
bunu yapar.
O yüzden bir kadının yuvasıyla ilgili gösterdiği çaba karşısında “istemiyorsan yapmazsın,
yorulsan bırakırsın, sen zaten böyle mutlusun” demeyin.
Erkek yorulunca bırakır. Kadınsa tükenince.
Kadının gereksiz yere kendini tükettiğini düşünür erkek. Hayır öyle değil. Kadınlar gereksiz
işlerle uğraşmıyor. Kadınlar evlerini yuva yapmanın mücadelesini veriyor.
Lütfen buna saygı duyun. Umarım ve dilerim ki hiç bir erkek kadının verdiği mücadelenin ne
kadar değerli olduğunu anlamak için elindekini kaybetmek zorunda kalmaz...
_____________________________________________________________________________________
ÖZLETİYOR SENİ BU YAĞMURLAR
Burada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle
Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün
Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
Tarih de kekemeleşiyor bazan
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşların gelişini
Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan
Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun
Ahmet Telli
Seni olduğun gibi seven insan için,iyi gün kötü gün yoktur. Ne zaman yanında olması gerekiyorsa o
zaman yanında olur.
Cemal Süreya

Yazı Tarihi : 27.07.2020