Hakan Türksoy
Marmara kayacak...

İki günde bir her şeyi kenara bırakıp maske ve sosyal mesafe uyarısı yapıyorum.

Çünkü başımıza gelen en önemli sorunlardan biri şimdilik bu. Fakat önemli bir sorumuz daha var.

Doğrusu bizde sorun çok ama çözmek için önce sağlıklı olmamız gerekiyor.

Bu nedenle ikinci önemli sorunumuz deprem. Marmaraereğlisi'nde meydana gelen son deprem tüm dikkatleri olası Tekirdağ depremine çekti. Herkes İstanbul depremi diyor ama fay hattı bizim dibimizden geçiyor.

Ben "Tekirdağ depremi" demeyi tercih ediyorum. Fakat siz İster İstanbul, ister Tekirdağ hatta Trakya depremi deyin uzmanlar depremin artık kapıya dayandığını söylüyor.

O zaman bizlerde hazırlıklı olmalıyız. Deprem çantalarımızı tekrar kontrol edip içinde birde maske koymalıyız.

Allah korusun toplanma alanlarında neyle karşılaşacağınız belli değil. Ancak tedbir aldığımızda ne koronavirüs nede deprem bize zarar veremez.

Yani önce yaşamalıyız. Yaşayalım ki; geriye kalan diğer sorunları hep birlikte halledelim.

Geçen gün Yüksek Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın yazdığı ilginç bir makale okudum.

Ercan hocam olası bir depremde Marmara Bölgesi'nin Yunanistan'a doğru 2-2,5 metre kayacağını iddia ediyor. Bu kayma olayı çok normal. Çünkü dünyamız milyonlarca yıldır doğa olaylarıyla değişmiş. Bu değişim sonrası kıtalar, dağlar, iç denizler oluşmuş.

Örneğin; Bir zamanlar Avusturalya Kıtası yokmuş. Zamanla ana karadan koparak uzaklaşmış ve  kıta olmuş.

Anlayacağınız  Marmara Bölgesi'nin olası bir deprem sonrası Yunanistan'a kayması çok normal. Normal ama ben daha çok komşunun bu kaymaya ne diyeceğini merak ediyorum.

"Bize kaydınız" deyip yine ortalığı ayağa kaldırmasınlar?(!) Bakın bizde dert hiç bitmiyor.

Dediğim gibi; önce yaşamalı ve yaşatmalıyız. Sonra hepsini hallederiz...

Yazı Tarihi : 26.09.2020