Şafak LAYİÇ
MINTY

Minty, 1820 yılında Amerika’da, ölümüne çalıştırılan siyahi kölelerin talihsiz bir kızı olarak dünyaya gelir. Daha 7 yaşındayken, yalnızca beyazların yemesine izin verilen şekerden yediği için şiddete maruz kalır. Bundan 3 yıl sonra ise, ilk kaçış denemesinde bulunur. Aslında bu işte başarılı da olur. Fakat sahiplerinin uzağında karnını nasıl doyuracağını hesaplamadığı için zorunlu olarak geri döner ve daha ağır bir şiddetle tanışır.

Çikolata renkli bu kız, o gün iki önemli ders almış olur:

-Demek ki, büyük bir adım atmadan önce ciddi bir hazırlık yapmalıyım ve eğer kaçtıysam asla geri dönmemeliyim.

Bu olaydan birkaç yıl sonra, sahipleri onu siyahi bir köleyle evlendirir. Ancak kocası, yalnızca bedenen değil, ruhen de köledir. Zavallı adam, özgürlüğe susamış bu kadını, yani karısını, eğer düşüncelerini değiştirmezse, sahiplerine ispiyonlayacağını söyler.

Minty için artık bu kadarı çok fazladır. Bir kadın, eğer kocasına bile güvenmeyecekse, bu kötü hayata nasıl katlanacaktır? Nihayet tüm hazırlıklarını bitirdikten sonra bir gece, kuzey yıldızını izleyerek, güneyin baskıcı yasalarından kendisini kurtarmış kuzeye kaçar.

Kahramanımız bu topraklarda güzel bir hayat kurar. Ancak başta anababası ve daha pek çok akrabası, hâlâ o cehennemde yaşamaya çalışırken, kendisinin burada keyif sürmesi beklenemez.

Özgürlük savaşçısı Minty, güneye geri dönüp, oradan ikna edebildiklerini bu özgür topraklara, kuzeye taşımaya karar verir. Yaklaşık 20 operasyon düzenler ve yüzlerce köleyi özgürlüğüne kavuşturur.

Bir keresinde, bu zorlu kaçış yolunda, bir kölenin şu sözlerine maruz kalır:

-Artık daha fazla dayanamayacağım. Özgürlük bu kadar acı çekmeye değmez!

Minty uzattığı tüfeğiyle onu şöyle motive eder:

-Ya bizimle gel veyahut da köleci fikirlerle zehirlenmiş beynini havaya

uçur!

Zavallı adam, sonunda gruba ayak uydurur ve kurtuluşa doğru yürür. Minty ise, ona ve diğerlerine şöyle haykırır:

-Ya özgürlük, ya ölüm!

Minty, 90’lı yaşlarda hayata gözlerini yummadan önce, bir gazetecinin, bu özgürlük mücadelesinde onu en çok zorlayan şeyin ne olduğu sorusunu şöyle cevaplar:

-Bir köleyi köle olmadığına ikna etmek!

Gerçekten de insanları özgürleştirmek, bazen onları köleleştirmekten daha zor olabilir.

Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 24.09.2020