Şafak LAYİÇ
MUMLARIN ÖMRÜ

Elektriğin olmadığı bir kasabada bir grup yurt öğrencisi, aralarında anlaşarak, akşamdan gece yatana kadar ders çalışma kararı alır. Ancak okul dönüşü hava kararmış olduğu için fazladan muma ihtiyaçları vardır. Okul ve yurt idaresinden mum alamayan öğrenciler, kısa bir tartışma sonunda şu kararı alırlar:

-Sırası gelen her bir öğrenci, akşam yemeğinden sonra bakkaldan bir mum satın alıp odaya getirecek.     

     Başlarda her şey yolunda gider. Fakat grubun içindeki kurnaz bir öğrenci, her gün bir mum satın alınması fikrinden rahatsız olmuştur. O, ertesi günden kalan mumları arkadaşlarından gizli olarak yeniden eritip birleştirerek kullanılabileceğini düşünür. Böylece muma vereceği para cebinde kalacaktır.

     Bu uyanık öğrenci bir gün düşündüklerini uygular ve yeni bir mum satın alacağına, kalan mumları eriterek birleştirdiğini odaya getirir ve yakar. Ancak bir öğrenci farklılığı anlar:

-Bu ne biçim mum? Sanki sonradan eritilip birleştirilmiş gibi!

     Fakat kahramanımız hemen arkadaşının lafını ağzına tıkar:

-Ne varmış mumda! Ben de aynı bakkaldan aldım. Boşuna gevezelik etme!

     Kurnazın arkadaşı aslında durumu anlamıştır; ancak sonuçta bu mum da ışık vermektedir ve bir mum için arkadaşıyla kavga etmek istemez.

     Öğrenciler bu minval üzere ders çalışırlarken 1 saat kadar sonra mum birden söner. Herkes şaşırır. Çünkü gece yarısına daha en az 2 saat vardır. Fakat nedense, belki de hilesi anlaşılmasın diye en çok tepkiyi bizim kurnaz öğrenci verir:

-Hay Allah! Ne oldu bu muma şimdi! Ne güzel ders çalışıyorduk!

     Aslında olanı biteni çok daha önceden sezmiş olan arkadaşı onu

şöyle cevaplar:

-Eee, yalancının mumu ancak yatsıya kadar yanar!   

     Gerçekten de bazı kişiler, sadece günü kurtarmak ve gemilerini yürütmek için, yalan söylemekte bir sakınca görmezler. Oysa insanların çoğunu uzun zaman kandırmak mümkün olsa da, herkesi kandırmak neredeyse imkânsızdır. Hemen her toplumda böyle uyanık, araştıran, sorgulayan, okuyan insanlar vardır. İşte bugün demokrasinin nimetlerinden faydalandığımız her bir kazanımı aslında bu gelişmiş kişilere borçluyuz.  

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 17.10.2019