Şafak LAYİÇ
NASRETTİN HOCA’NIN VE TİMUR’UN HAYATI

Timur, Anadolu’yu işgal etmiştir ve adeta halka nefes aldırmamaktadır. Bu zorba lider, eğitim faaliyetlerine çeşitli kısıtlamalar getirdiği için, öğretmenler ne anlatacaklarını bilemez olmuşlardır. Hatta bir defasında Timur’un kulağına, Nasrettin Hoca’nın, bir okulda saçma sapan şeyler anlattığına ilişkin raporlar da gelir.

     Bir gün haşmetli Timur, kılık değiştirerek, o zamanlarda da çok ünlü olan Nasrettin Hoca’nın bir dersini gizlice dinler. Müfredat baskısı altında bunalan Hoca yine anlatacak bir konu bulmuştur:

-Çocuklar, bir gün ormanda yürürken önüme dev gibi bir ayı çıkmaz mı?

     Çocukların merakı yüzlerinden okunur. Hoca, yarattığı bu etkiden memnun olarak hikâyesini sürdürür:

-Başladım kaçmaya... Ama ben iki adım atıyorum, ayı bir.

-Eee, sonra?

     Nasrettin Hoca, çocukların heyecanını daha da arttırmak için konuyu uzatır da uzatır:

-Ben ağaca tırmanıyorum, ayı da!

-Eee, sonra?

     Hoca’nın aklına daha fazla bir şey gelmediği için, macerayı bitirmek zorunda kalır:

-Baktım ki bu ayıdan kaçış yok. Ben de durup kaderimi bekledim.

-Eee, sonra?

     Nasrettin Hoca, sonunda bombayı patlatır:

-Ayı beni önce bir pençe darbesiyle öldürdü; sonra da afiyetle

yedi.

     Timur dayanamaz ve gizlendiği yerden çıkar:

-Hoca, sen de amma atıyorsun ha! Öldüm diyorsun ama bakıyorum hâlâ dipdirisin; bizim gibi yaşıyorsun!

     Formunun doruğundaki Nasrettin Hoca, baskıcı ve zalim Timur’a da cevabını yapıştırır:

-Sen de buna yaşamak mı diyorsun!  

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 30.11.2019