Hasan Akarsu
NERİMAN ÇELİK’TEN İKİ KİTAP

Ozan, yazar Neriman Çelik İnsancıl Dergisinin özverili yazarlarındandır. Birisi şiir diğeri araştırma türünde iki yapıtıyla okurlarına ulaşır.

                KALDIR BAŞINI (1)

          Ozan, Kaldır Başını adlı şiir yapıtını, gençlerin yolunu açıp elinden tutan değerli ozan, yazar Berrin Taş’a adar. O da yazdığı sunu yazısında, Çelik’in şiirleriyle yaşadığı toplumun fotoğrafını çektiğini, “… Bir yanıyla küresel dünyanın yalnız insanına, öbür yanıyla kendine seslenmekte…” olduğunu belirtirken, onun “dik durmanın, onurlu yaşamanın şiirini yazdığını” vurgular. Çelik, açık, yalın ve kimi kez anlatıma yaslanan şiirleriyle ilgi çeker. Şiirleri, bir suyun incecik ve temiz akışını duyumsatır. “Mavi bulutlara yolculuk” yaparken yitirdiği çocukluğunu arar. Umudun çığlığını duyurur bugünkü insanımıza. “Küresel dünyanın yalnız insanı” olduğunu söyler. İmgeleriyle şiirselliğin tadını çıkartır. “Hapishaneden Notlar” şiirlerinde içerdeki tutuklunun dünyasını, hapishane ortamını etkileyici bir dille yansıtır. “Karanlığın mum ışığına yenileceğine” olan inancını tazeler. İçerdekine umut aşılar, güven verir, yaşama sımsıkı sarılmasını öğütler.

          Ozan, şiirlerinde kendini ve karşısındaki anlatırken içindekini gizlemez. Kimi kez “ben”, “biz”e dönüşür, çoğullaşır. “… Meğer avuçları kanayan ne çok insandık” derken toplumun acılarına, yaralarına sahip çıkar. Dünyanın çürüdüğüne tanıklık ederken sevgilisine de seslenir. Bunca yaranın kapanmayacağından yakınır ve sevgilisini “ölümsüz aşk”a çağırır, içinde çiçeklerin açmasını ister. Ezilen, emeği çalınan insanları, insanlığımızı yitirdiğimizi anlatır şiirlerinde. “Ölümü bile kirlettik” diyen ozan, vurulan çocukların, ağıt yakan anaların acısını unutmaz. Kadınların ezilmesine, işkence görmesine, dövülmesine karşı durur. Hiçbir kadının düşlerinin yok edilmesini istemez. “Mayalayacağız devrimi yumruklarımızda” (s.53) diyerek kararlılığını gösterir.

       Ozan Neriman Çelik, dünyanın, insan yaşamının güzelleşmesi için yazar şiirlerini. Haklıdan, emekçiden, güzelliklerden yanadır. “Yeryüzünü yeniden yaratacak” güce inanır. Ezilmenin şiirini yazarken “Derinlerde ezilen yaşama tutkusuna” sarılır. “Kaldır Başını” şiirleri, direnmenin ve başkaldırının şiirleridir.

                    STEFAN ZWEIG YAŞAMI VE YAPITLARI (2)

         Neriman Çelik, bu yapıtını “Star sistemine karşı ömrü boyunca mücadele eden, gerçekçi edebiyatı ayakta tutmakta direnen… Cengiz Gündoğdu’ya adıyorum” diyerek değerbilirliğini gösterir. Gündoğdu da Çelik’in “böylesine zorlu bir çalışmanın üstesinden geldiğini” vurgular.

         Çelik, Stefan Zweıg için geniş bir araştırma yaptığını kanıtlar. Doğumundan ölümüne değin yaşamını gözler önüne serer. 28 Kasım 1881’de Habsburg İmparatorluğunda varlık içinde dünyaya gelen yazarın çocukluğu, gençlik yılları Viyana’da geçer. Avrupa birliğinin kurulmasını savunur. Felsefe ve edebiyat okur, şiirleriyle adını duyurur, edebiyat dünyasına katılır. Birçok ülkeyi gezer. Paris, İngiltere, İspanya, Belçika, Hollanda, New York, Kanada, Panama, Küba, Porto Riko, Brezilya vb. gezdiği ülkeler, iller arasındadır. Hitler dönemindeki fırtınalı yaşamı incelenmeye değerdir ve Çelik bunu başarıyla gerçekleştirirken yazarı eleştirir: “Zweıg’in politikaya karşı olan uzaklığı ve Marksizme karşı ilgisizliği, toplumsal yapıyı gerçekçi biçimde çözememesine yol açar…” (s.11). Bu yapıtta, Zweıg’in evlilikleri, yapıtları, sanatçılarla dostlukları, 1928’de Moskova’daki gözlemleri, hümanizmi, coşku yaratan bir konuşmacı oluşu ve eşiyle birlikte Brezilya’da 22 Şubat 1942’de intihara giden yaşam süreci vb. akıcı bir dille anlatılır.

        Çelik, yapıtının 2. bölümünde, Zweıg’in on öyküsünü, Dil ve Anlatım, Karakterler, Örge, Nesnelerin Birliği, Canlandırma, İtki, Zaman ve Uzam, İzlek, Toplumsal Çözümleme vb. başlıklar altında inceler. “Amok Koşucusu” öyküsünü incelerken öykünün özetini sunar. Başarılı bir doktorun bir kadının etkisiyle klinikten para çalıp kaçmasıyla gelişir olaylar. Avrupa’dan bir sömürge ülkeye gidip orada dilini bilmediği yerliler arasında çalışır. Kendisinden yardım isteyen, zengin bir tüccarın karısı olan beyaz kadının isteğini yerine getirmez. Kadın, sevgilisinden hamiledir ve bebeğinin alınmasını ister. Olaylar bundan sonra yeni bir boyut kazanır. Amok, Malezya gibi sıcak ülkelerde rastlanan bir cinnet durumudur. Cinnet geçiren kişi sürekli koşar ve elindeki hançeri önüne gelenlere saplar. Doktor kendini Amok koşucusuna benzetir, yardım etmediği kadına nefret besler, bu duygunun yerini aşk alır. Kadın kötü koşullarda kürtaj olurken ölür. Kocası dönüp cenazeyi gemiye bindirirken doktor tabutun üstüne atlar ve birlikte denizde yitip giderler. Çelik, bu öyküyü yukarda belirtilen başlıklar altında incelerken doktorun, kadının, tüccarın özelliklerini, çatışmaları, iki günlük zamanı ve toplumsal çözümlemeyi yansıtır. Bu çalışmanın ayrı bir özveri gerektirdiğini belirtmeliyiz. Yazar Neriman Çelik, Zweıg’in diğer öykülerini de aynı özveriyle inceler. Yorucu bir çalışmanın ürünü olan bu yapıt, Zweıg’i sevenler için önemli bir kaynaktır.

  1. Kaldır Başını- Neriman Çelik, Şiir, İnsancıl Yayınları, 1. Baskı, Kasım 2020, 100 s.
  2. Stefan Zweıg/ Yaşamı ve Yapıtları-Neriman Çelik, Araştırma, İnsancıl Yayınları, 1. Baskı, Kasım 2020, 144 s.

(İnsancıl Dergisi, İstanbul, Nisan 2021)

Yazı Tarihi : 08.04.2021