Cahide Ulaş
OKULLAR AÇILDI AMA TEDBİRLER YETERLİ Mİ? AŞI KONUSU AYRIŞMALARA NEDEN OLUYOR MU?

Okullar artık açıldı ve bütün çocuklar uzun bir aradan sonra heyecanla okula başladılar.
Okullar tabii ki açılmalı. Çocuklarımız uzun bir süre okula gidemediler ve bu süre içinde yeteri
kadar eğitim öğretim alamayan çocuklarımızın kayıpları çok büyük. Evlerde internet aracılığı ile
verilen dersler en ilgili ailelerin çocukları için bile yeterli değil.
Dünyada okulları en önce ve en uzun süre kapalı tutan bir ülke olarak bir nesil kaybetmek
istemiyoruz. Okulun önemini hepimiz biliyoruz. Okullar açılmalı, açık tutulmalı ama bütün tedbirler
de alınmalı.
Şimdi okullar açıldı, veliler de haklı olarak telaşlı ve endişeli bir şekilde çocuklarını okula
gönderiyorlar. Ama sorunlar ve şikayetler her gün artarak devam ediyor.
Bir buçuk yıl aradan sonra genel şikayetlere bakarsak; okullar hala yeteri kadar
hazırlanamamış.
Çevremde de bakıyorum; sınıflar hala çok kalabalık ve en az sınıf mevcudu 30 kişi. Okul
kapılarına veliler çocuklarını beklerken mesafe gözetmeden yığılmış durumda.
Örneğin, bilinçli bir komşum çocuğunu tam çıkış saatinde almaya gidiyor,” okul önleri çok
kalabalık, mesafe yok ve kalabalığa girmiyorum” diyor. Çocuğu okuldan çıkınca hemen alıp o
ortamdan çıkıyor.
Yine bir komşum çocuğunu gönderdiği okulda sınıfının 30 kişiden fazla olduğunu ve çocuğu en
arka sırada bir Suriyeli öğrenci ile oturtulduğu için, öğretmenin de onlarla ilgilenmeye pek vakti
olmadığı için çocuğunu özel okula yazdırdı. Öğretmen ile konuştuğunda öğretmen de bu durumdan
çok rahatsız ve “elimden geleni yapıyorum ama yetemiyorum” diyor.
Bunlar sadece benim görüp izlediklerim. Bir de haberlerde izlediğimiz kadarıyla şikayetler her
gün artıyor.
Oysa bu pandemi döneminde ve okullar kapalıyken hazırlanmalıydı. Önce sınıf mevcutları
kontrol edilip gerekli önlemler alınmalıydı. Tabii temizlik konusu da büyük bir sıkıntı..
Duyduğumuz kadarıyla bu konuda da eskiye oranla değişen çok fazla bir şey yok. Hatta temizlik
yapan personel sıkıntısı var birçok okulda.
Devlet olarak, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bir an evvel bu aksaklıklar, eksiklikler giderilmeli
ve çocuklarımız sağlıklı bir ortamda eğitime öğretime devam etmelidir.
AŞI VE PCR TESTİ KONUSU DA OKULLARDA DEVAM EDİYOR
Eskiden okul gezilerinin, matematik ödevlerinin tartışıldığı veli WhatsApp gruplarında da
gündem koronavirüs. Ebeveyni aşı olmayan çocuklar ise gündemin bir numaralı maddesi.
Ancak iş öyle bir yere doğru gidiyor ki çocuklar 'anne-babası aşılı' 'anne-babası aşısız' diye
ayrılabiliyor. İşte okullardaki tehlikeli aşı tartışmaları ve uzmanların uyarıları...
Milyonlarca öğrenci ve yüz binlerce eğitim çalışanı okulları doldurdu. Devletin aldığı salgın
önlemleri sayesinde öğretmenler başta olmak üzere aşı olmamış okul çalışanları da her gün Elektronik
Takip Sistemi vasıtasıyla PCR testi takibine alındı.
ÖĞRENCİ VELİLERİ İÇİN PCR TESTİ ZORUNLULUĞU YOK
Artık aşı olmayan okul çalışanları her hafta PCR testi yaptırmak zorunda. Ancak çocuklarını
okullara gönderen velilere ilişkin böyle bir uygulamanın olmaması tartışmaları da beraberinde
getirdi.
Okulların açılmasıyla birlikte, veliler arasındaki aşı tartışmaları da alevlendi.
Uzmanlar ise bu tartışmaların, çocukların psikolojisi üzerinde onarılamayacak hasarlara yol
açabileceği uyarısında bulunuyor.

Uzman Pedagog Zeynep Şimşek "Burada asıl konu çocukların 1 buçuk yıl gibi bir süreçten
sonra bir araya gelip aşı konusunun gündeme gelmesi, sosyal ilişki ve akademik başarılarının sekteye
uğraması olmalı" dedi.
"Öncelikle öğretmenler ve ebeveynler aşı karşıtı olan insanlara karşı yaklaşımlarında sert
olmamalılar" diyen Şimşek şu uyarılarda bulundu:
- Aşı konusunda kararsız olan veya aşıdan kaçınmaya yatkın olan ebeveynlerle karşı karşıya
kalsalar da agresif bir şekilde tepki vermemeliler. İnsanların belli düşünce üzerine saldırıda
bulunmak genellikle düşüncelerini güçlendirmelerine neden olur.
VELİLERİN AYRIŞMAYA DEĞİL BİRLEŞMEYE İHTİYACI VAR
VU Amsterdam Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi
Çalışma Grubu ve Okul Sağlığı Çalışma Grubu üyesi Dr. Tomris Cesuroğlu’na göre veliler arasında
yaşanan ‘aşılı, aşısız’ tartışması yapay bir tartışma niteliği taşıyor.
“Ben Türkiye’deki bir veli olsam kesinlikle buna odaklanmazdım” diyen Cesuroğlu’na göre
velilerin ayrışmak yerine bir araya gelerek okulların açık kalması konusunda birlikte hareket
etmeleri gerekiyor:
  “Ben Türkiye’de veli olsam iki şeye odaklanırdım. Birincisi, sınıflar havalandırılıyor mu? Şu
anda ‘onun çocuğu aşılı mı bunun çocuğu aşısız mı’ gibi bir tartışmanın ne çocuklara ne de yayılıma
bir faydası var.
Ama havalandırmanın yayılım karşısında faydası var. Özellikle devlet okullarında bunun
sağlanması çok önemli.
Ben olsam şu anda gider çocuğumun sınıfında pencere açılıyor mu açılmıyor ona bakardım. 
İkincisi, aşılı aşısızdan daha önemli bir konu, hastalık semptomu olan çocukların okula
gönderilmemesi.
Bir sınıfın, ‘sen aşılısın o aşısız’ diye ayrışmak yerine bütün hastalık semptomu gösteren
çocukların okula gelmemesi konusunda uzlaşması gerekiyor. Şu anda velilerin ayrışmaya değil
birleşmeye ihtiyacı var.”
DÜNYANIN EN ZEKİ ÜLKELERİ ARSINDAKİ SIRALAMADA
TÜRKİYE ÇOK GERİLERDE
Dünyanın En Zeki Ülkeleri Açıklandı: Türkiye’nin IQ Ortalaması da Belli Oldu..
Dünyanın en zeki ilk 10 ülkesi arasında en yüksek ortalama ile Hong Kong ve Singapur yer
alıyor..
Küçük yaşlarda, işimize gelmeyen önermeler ve bilgilerle karşılaşınca cahilliğimiz ortaya
çıkmasın diye ya da söylediğimiz bilgilerin havasını atarken karşımızdakine yönlendirdiğimiz
“ayquun kaç senin” tepkimesi sayesinde hepimiz IQ'dan haberdarız aslında.
Açılımı İntelligence Quotient, Türkçe anlamı ise zeka değeri ya da zeka katsayısı olan IQ,
standardizasyonu yapılan zeka testlerinden alınan zeka puanıdır.
İçerisinde mantık, hafıza, matematik becerisi, dil yeteneği, analitik düşünme kabiliyeti, bilgiyi
işleme hızı gibi skorları bulundurur. Bireylerin olduğu gibi toplumların, ülkelerin de IQ dereceleri
merak ediliyor..
Pek çok farklı faktör yer aldığı için hangi ülkelerin, toplumların dünyanın en zekisi olduğunu
belirlemek oldukça zordur.
Örneğin; okur-yazar oranı en fazla olan ülke en zeki ülke midir? Faktörleri tek başına alıp bir
belirginlik kazandırmak mümkün değilken, tüm faktörler eşliğinde bir standardizasyon oluşturulur
ve bu doğrultuda ölçüm yapılır.
Açıklanan, dünyanın en zeki ülkelerinin arasında Hong Kong, Güney Kore, Tayvan, İtalya,

Moğolistan gibi ülkeler yer alıyor.Türkiye’nin IQ ortalaması ise 90 olarak belirlendi. Bu, Türkiye'yi
listenin 64. sırasına yerleştirdi. İşte en yüksek IQ’ya sahip ilk 10 ülke ve ortalamaları:
Hong Kong: 108 - Singapur: 108 - Güney Kore: 106 - Çin: 105 - Japonya: 105 - Tayvan: 104 -
İtalya: 102 – İsviçre: 101 - Moğolistan: 101 - İzlanda: 101
Tabii Ki sonuç hiç de iç açıcı değil ve hatta üzücü!.. İşte bu yüzden devlet olarak, millet olarak
daha çok çalışmalıyız ve özellikle geleceğimiz olan çocukları en iyi şekilde yetiştirmek, onlara gerekli
tüm imkanları sağlamak, gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabilmek için daha çok çalışmalıyız çokkkk!..
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK DİYOR Kİ;
En önemli ve verimli vazifelerimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde kesinlikle zafere
ulaşmak lâzımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretle olur.
Bu zaferin sağlanması için hepimizin tek vücut ve tek düşünce olarak esaslı bir program
üzerinde çalışması lazımdır. Bence, bu programın iki esaslı noktası vardır:
a – Sosyal hayatımızın ihtiyaçlarına uygun olması
b – Çağın gereklerine uymasıdır. ( 1922 ) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1

En Değerli Varlığımız Çocuklar

Bütün çocuklarımızı okutalım
İlim, irfan, bilgi ile donatalım
Yaşadığımız çağa göre yetiştirip
Çağın da ilerisine hamle yaptıralım
En değerli varlığımız çocuklar
En kıymetli servetimiz eğitimleridir
Geçmişten günümüze tüm yeni buluşlar
Eğitim görmüş insanların eseridir
Politik hesapları bir kenara atalım
Eğitim önemlidir eğitimcilere bırakalım
Çağdaş bir milli eğitim oluşturup
Bilim yuvalarına meşaleler yakalım
En değerli varlığımız çocuklar
En kıymetli servetimiz eğitimleridir
Dengeleri değiştiren tüm buluşlar
Bilimi rehber edinmiş insanların eseridir
Kul Tekinim işin başına ehlini oturtalım
Araştıran sorgulayan bir nesil yaratalım
İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır
İlim hazinedir Çin de de olsa gidip alalım
Tekin Sağlam
Milli eğitimde, süratle yüksek bir seviyeye çıkacak olan bir milletin, hayat mücadelesinde maddi ve
manevi bütün kudretlerinin artacağı muhakkaktır.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Yazı Tarihi : 18.09.2021