Hakan Türksoy
Papazın laneti II

Üç günde bir Süleymanpaşa'ya iniyorum... Bilmeyenler dağdan indiğimi sanacak.

Hürriyet Mahallesi'nin en yüksek yerinde oturuyorum... Sisli havalarda biz Süleymanpaşa'yı, Süleymanpaşa'da bizi göremiyor. Bir süreliğine havadan bağımız kopuyor.

Süleymanpaşa'da birkaç tane böyle tepe var. İstanbul yedi tepe, Süleymanpaşa birkaç tepe(!) En meşhuru Çırçır Tepesi. 

Tepe deyip geçmeyin! Rivayette olsa "Papazın laneti" efsanesi bu tepede gerçekleşmiş.

Yirmi dokuz yıldır burada yaşamama rağmen şimdiye kadar kimseden papazın laneti efsanesiyle ilgili bir şey duymadım. 

Varsa yoksa "yaralı parmak" efsanesi...

Papazın lanetini kimden duyduğuma gelince... Hiç unutmuyorum 1993 yılıydı. Tansu Çiller Başbakandı. Yanlış anlaşılmasın, herkese üç anahtar vereceğini söylediği için unutmuyorum(!)

Neyse, tam bu aylarda sabahın erken saatinde İstanbul'a şirket toplantısına gidiyordum... Gümüşyaka'da kırmızı ışıkta durdum.

Ak sakallı, nur yüzlü bir amca camı tıklattı. Evladım beni Silivri'ye kadar götürür müsün? dedi. Buyur amca dedim.

Ne iş yapıyorsun? falan derken, Edirneli olduğumu ama Tekirdağ'da oturduğumu söyledim.  Bir süre hiç konuşmadı. Sonra Silivri'ye geldik. "Sağda bir yerde beni bırak. Allah senden razı olsun evladım" dedi ve arabadan indi. Tam kapıyı kapatırken "papazın lanetine" dikkat et dedi.

Şaşırdım tabii. Şaşkınlığım geçince bir öne, bir arkaya baktım, ak sakallı amca sanki buhar olup uçtu... 

O günden sonra ak sakallı amca hiç aklımdan çıkmadı. Tekirdağ'da da papazın lanetini bilen çıkmadı. Birkaç kişiye sordum. İçlerinden biri Gelibolu'da yaşayan bir hocayı tavsiye etti.

Uzatmayayım papazı pardon hocayı buldum. Hocanın anlatmasına göre; çok eskiden Tekirdağ'da Yahudi, Ermeni, İtalyan ve Fransız vatandaşlar yaşıyormuş. Tüm ülkede olduğu gibi kuyumculuk, toptancılık gibi sermaye isteyen işler bu gayrimüslimlerin elindeymiş.

Bir dönem kıtlık olmuş. Gayrimüslimlere gıcık birileri "kıtlığın nedeni gayrimüslimler" diyerek halkı kışkırtmış. Dolduruşa gelen birkaç yobaz en yakın kilisenin papazını kaçırıp Çırçır Tepesi'nde linç etmişler. Öldü diye bıraktıkları papaz ertesi sabah kendine gelmiş.

Papaz bu haksızlığa çok kızmış. O kızgınlıkla ağzına ne geldiyse söyleyip Çırçır Tepesi'nden Tekirdağ'ı lanetlemiş.

Lanetlerken; denizde balıklarınız yok olsun. Lağımlarınız tıkansın. Sokaklarınızdan iki at arabası yan yana geçemesin. İşiniz hiç bitmesin. Aranızdan cinler, şeytanlar eksik olmasın" demiş.

Bir ara bu işe baya kafa yormuştum. Çok şükür lağımlar artık tıkanmıyor. Cin, şeytan zaten her yerde var. Marmara Denizi'nde balık yok. Fakat sokaklar dar ve Tekirdağ'da iş hiç bitmiyor!

Yine de bu efsanelere inanmak istemiyorum. Ben unuttum, sizde unutun.

Hatta CHP'li belediyelerin yaptıklarına bakıp "yaralı parmak" efsanesi de kafanızdan silin.

O iş bitti artık.

Yazı Tarihi : 09.02.2021