Nagihan Bayol
PARA 1

Kavramların ne olduğunu tam bilmediğimizde zihnimizde boşluklar oluşuyor. O boşlukları da çevremizden uzmanı olmayan kişilerin söyledikleri veya sanaldan edinilen bilgiler dolduruyor. Pek azı faydalı bu enformasyonlar kafa karıştırıcı olabiliyor. Daha önceki yazılarımda çeşitli konu başlıklarının altında defalarca belirttiğim gibi safsatalarla süslenmiş karmaşık enformasyon zihinlerimizde anlamlandıramamaya sebep oluyor. Kavramların bu vasıtalarla türevinin alınması kararlarımızı realiteden uzaklaştırıyor. Bilmeyi, öğrenmeyi ve anlamlandırmayı zorlaştırıyor. Anlamanın yolunun kavram bilgisinden geçtiğine inandığım için para ile alakalı hazırladığım yeni yazı dizimde küçük başlıklara ve kavramlara yer verdim. Şimdi sizi günümüzden 2700 yıl geriye götürüyorum. Evet, insanlık parayı buluyor.

 

Paranın İcadı

Para, doğanın kendisinde var olmayan bir insan icadıdır. Önceden bir mal almak istendiğinde, malı alacak kişiye de onun ihtiyacı olabilecek eşdeğer bir ürün ya da eşya vermek gerekiyordu. Takas veya trampa yapılıyordu. Ancak takas sistemi her zaman adaletli olmuyordu. Mesela insanlar bir parça yiyecek için değerli bir eşyasından vazgeçmek zorunda kalabiliyorlardı. Veya yine bir parça yiyecek için gün boyu uzun saatler çalışıyorlardı. Birde takas yapacak mallar yolculuklarda veya güncel hayatta her zaman yanda taşınmaya uygun değildi. Paranın icadı sayesinde emek veya eşyanın değeri ölçülebilmeye başlandı.

İlk para “madeni paraydı.” İlk madeni paralar M.Ö. 7. yüzyılda Anadolu'da yaşamış zengin bir halk olan Lidyalılar tarafından basılmış(darp edilmiş) ve kullanılmıştı. Lidyalılar, Anadolu’da yaşamıştır. Yani, paranın ortaya çıktığı yer şu an bizim yaşadığımız topraklardır.

Lidyalıların bastığı ilk madeni paralar, günümüzdeki küçük hacimli bozuk paralar büyüklüğünde, ön yüzünde kraliyet arması olan yüzde 75 altın, yüzde 25 gümüş alaşımlardan oluşmaktaydı.

Paranın basıldığı yere darphane denmesi de yine Lidyalılarla alakalıdır. Tarihte ilk parayı basan Lidyalılar o dönem para basmak için darp yöntemini kullanmıştır. Bu yöntemde; bir kalıba konan madeni pul, hareketli üst sistem içine yerleştiriliyor. Kalıba da çekiçle vuruluyor. Böylece para basılmış oluyordu.

Tarihteki ilk büyük darphane ise Osmanlı’dadır. Osmanlı İmparatorluğunun 7. Padişahı batıda kullanılan takma ismiyle “Grand Turko” yani Fatih Sultan Mehmet Han(1432–1481) İstanbul’u fethettikten sonra tarihteki ilk büyük darphane kurmuştur.​

Banknot dediğimiz kâğıt para tarih sahnesine madeni paradan çok sonra giriyor. Tarihte ilk kâğıt para M.S. 6. yüzyılda Çin’de kullanılmaya başlanmıştır. Önce deriye basılan paralar maliyeti sebebiyle zaman içinde kâğıtlara basılmaya başlandı.

Kâğıt para, madeni paranın ihtiyacı karşılamaması sebebiyle değil, senet olarak icat edilmiştir. Bugünkü finans sektörünün temeli ve muhtemelen sonu olacak; var olmayan paranın basılmasını ve borçlanmayı sağlayan bu kâğıt senetler zaman içinde paraya dönüşmüştür. Bugün bile para dediğimiz kâğıtlar aslında birer senet kâğıdıdır. Yani elimizdeki kâğıt paralar Merkez Bankasının hisse senedi gibi düşünülebilir.

Cumhuriyet öncesi ilk Osmanlı banknotları Abdülmecit tarafından 1840 yılında " Kaime-ı Nakdiye-ı Mutebere " adıyla çıkarılmıştır. Kısaca kaime yani bugünkü dille "Para Yerine Geçen Kâğıt” anlamında kullanılmaktaydı. Paradan ziyade, “faiz getirili borç senedi veya hazine bonosu niteliği” taşıyan bu kâğıtlar Cumhuriyetle birlikte para yerine kullanılmaya başladı.

Günümüzde kullandığımız Kayın Peder-Kayın Valide-Kayın Birader, terimlerindeki “Kayın” kelimesinin de “Kaime” kelimesinden geldiği düşünülmektedir. İlk Osmanlı banknotlarının ifadesinde "Yerine geçen" anlamında kullanılan "Kaim", halk diline zamanla "Kayin" daha sonraları da “Kayın” olarak değişmiş ve “anne-baba yerine geçen” anlamında Kayın Peder ve Kayın Valide olarak dilimizde yer bulmuştur.

Cumhuriyet tarihinde ise ilk kâğıt paralar 1927 yılında Arap harfleriyle basıldı. 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı "Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun"un(Harf Devrimi) kabul edilmesinden sonra, Türkçe Latin harfli olarak tasarlanan ilk kağıt para 5 liralık kupür olarak 15 Ekim 1937'de basıldı.

Ses ve sahne sanatçısı Rüçhan Çamay(d.1931)’ın meşhur şarkısında söylediği gibi “Varlığı bir dert yokluğu yara” olan para konusuna bir giriş yapmış olduk. Devamı haftaya…

Hoşçakalın…

Yazı Tarihi : 06.04.2021