Nagihan Bayol
PARA 2

Para konulu yazı dizime geçen hafta başlamıştım. Okuyanlar hatırlayacaktır, madeni paradan yüzyıllar sonra gelen kâğıt paralarla alakalı “madeni paranın ihtiyacı karşılamaması sebebiyle değil, senet olarak icat edilmiştir.” Diye yazmıştım.

Bugün bile para dediğimiz kâğıtlar aslında birer senet kâğıdıdır. Yani elimizdeki kâğıt paralar Merkez Bankasının hisse senedi gibi düşünülebilir. Mesela elinizde 100 TL’lik bir banknot var. 100 TL’yi fiziksel olarak ikiye kesseniz ki bunu tavsiye etmem. Çünkü Türk Lirasına hakaret etmek, yakmak, yırtmak Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre suçtur. Bir düşünce deneyi olarak yazıyorum. 100 TL’yi ikiye ayırsak her bir parçası 100 TL’nin yarısı ederinde iki değer elde etmiş olmayız. 100 TL’miz hiçbir değeri olmayan iki parça kâğıda dönüşür.

Elimizdeki bir Akçe(Osmanlı Devleti'nde 1327 yılından itibaren bastırılan gümüş para birimi) veya Duka(Avrupa'da Geç Orta Çağ'dan 20. yüzyıla dek kullanılmış, altın ya da gümüş içerikli madeni para) olsaydı ve onu ikiye ayırsaydık her bir yarısı yine bir değer ederdi. Değerleri bizatihi kendilerinden kaynaklanıyordu.

Ancak kâğıt paralar varlığının kendisi değer olan araçlar değildir. Ortak mutabakatla itibarı insanlar tarafından verilmiş “yasal ödeme araçlarıdır.” Peki, madeni veya kâğıt… Nedir bu para…

 

Para nedir?

Para bir ölçü birimidir. Metre gibi. Metre uzunluğu ölçer. Para ise mal ve hizmetlerin değerini ölçer. İki ürünü veya hizmeti birbiriyle değiştirmek için üzerinde toplumsal (günümüzde evrensel) mutabakata varılmış üçüncü maddeye (metaya) para diyoruz. (meta: Arapça mataˁa fiilinden türetilmiş, günümüzde satılmak amacıyla üretilen, alınır satılır mal, ticaret malı anlamı verilen kelime.)

Paranın bir diğer işlevi de değer biriktirmektir. Tasarruflarımızı ve sahip olduğumuz varlıkların ederini para ile ifade ederiz.

Tarihte, altın, gümüş gibi buğday, arpa, tuz ve zeytin yağınında para olarak kullanıldığı görülmüştür. Değiş tokuşun ortaya çıkması, sonrasında çoğalması sebebiyle insanlık parayı bulmuştur. “PARA 1” başlıklı yazımda paranın ortaya çıkışı ve tarihi ile alakalı ayrıntılı yazmıştım.

Sözün özü her an her şeyi satın alabilme imkânı veren likit varlığa “para” diyoruz. Para, satın alma ve değer biriktirme aracıdır ve ölçü birimidir. Zenginliği, fakirliği, borcu, alacağı hesap edebildiğimiz, uğruna neler neler feda edilen küçük kâğıt parçaları.

Dünyada çeşitli ülkelerin bastığı çeşitli paralar var. Bir de “dolar” var. Bu günlerde “dolar” deyince irkilmeyen yoktur herhalde…

 

Dolar!..

Kısaca “dolar” dediğimiz “Amerikan doları” veya “Birleşik Devletler doları”, “1792 Para Yasası” ile yürürlüğe girmiş, Birleşik Devletler ‘in resmî para birimidir. Hepimizin bildiği yeşil banknotlar. Peki, neden doları herkes biliyor. Çünkü dolar rezerv para birimi. Uluslararası para sisteminin kurallarını belirleyen 1944 Bretton Woods Anlaşmasından bu yana dolar rezerv para birimi.

 

Rezerv Para Nedir?

Tüm değerlerin karşılaştırabildiği genel kabul görmüş paralara “rezerv para” diyoruz. Rezerv; saklama veya biriktirme anlamında da kullanılır. ABD doları rezerv paradır, çünkü dünya ticaretinde ağırlıklı bir kullanıma sahiptir. Hangi ülkede olursanız olun, herhangi bir şeyin dolar cinsinden değerini söyleyebilirsiniz. Evin, arabanın, alınan veya verilen bir hizmetin değerini dolar olarak belirtebilirsiniz ve dünyanın hemen her yerinde dolarla alışveriş yapabilirsiniz. Mesela, “Lek” Arnavutluk’ta kullanılan para birimidir.  Ama Arnavutluk’tan başka yerde kullanmazsınız. Lek biriktirmezsiniz, yatırım aracı olarak görmezsiniz. Bir paranın uluslararası alanda rezerv para olarak kabulü o paranın ticarette ve çeşitli ilişkilerde yaygın biçimde kullanılmasına bağlıdır. Dolar, günümüzde en yaygın rezerv para birimidir. Tüm rezerv paraların 2/3'ünü oluşturur.

Doların rezerv para olması ve dünya finansında hâkim güç olması çok uzun bir hikâye değil. Doların egemenliği yaklaşık 70 yıllık bir hikâye. Öncesinde ne vardı? 800 yıl dünyayı domine eden “Bizans altını” vardı. En eski ve en uzun saltanat Bizans altınıydı. Yüzyıllarca rezerv para olma özelliğini sürdürdü. Ne zamana kadar? Elbette Fatih Sultan Mehmet Han’ın(1432–1481) İstanbul’u fethine kadar. Çağ açıp çağ kapayan bu fetih, ekonomide de bir çağı kapattı bir çağı açtı. 800 yıllık Bizans altınının egemenliğini sonlandırdı. Bizans altınını rezerv para olmaktan çıkarttı. Sonra İspanyol parası, İngiliz sterlini derken tarih sahnesine dolar çıkıyor.

Tarihte ve parada bir çağ kapanmışken bende PARA konulu ikinci yazımı burada bitireyim. Haftaya parayı konuşmaya devam ederiz.

 

Hoşçakalın…

Yazı Tarihi : 13.04.2021