Hakan Türksoy
Para çeşmesi...

İkram çeşmeleri derken şimdi dezenfektan çeşmelerimiz oldu.

Namık Kemal Üniversitesi'nin ürettiği yüzey dezenfektanı Süleymanpaşa Belediyesi'nin çeşmelerinden akıyor...

Çeşme derken yanlış anlaşılmasın. Tıpkı ikram çeşmeleri gibi ilçenin çeşitli yerlerine yerleştirilen dezenfektan çeşmelerinden akıyor...

Yani ikram çeşmeleri ayrı, dezenfektan çeşmeleri ayrı(!)

Fakat "Çeşmeyse çeşme" misali... CHP'li Süleymanpaşa Belediyesi'nin kurucu başkanına ikram çeşmeleri, AKP'li başkana dezenfektan çeşmeleri nasip oldu.

Kim bilir belki bundan sonra gelecek olan başkana "para çeşmeleri" nasip olur(!)

Bugünün ikram ve dezenfektan çeşmelerinden para aktığını bir düşünün? Çuvalını, kovasını, kapanın geleceğini bildiğimiz gibi katliam çıkacağını da biliyoruz.

"Hak, adalet, eşitlik" diye bağıran eski solcuların risk var ayağına her haltı yemesi gibi istediğiniz kadar "Herkese yetecek para var" deyin. Hatta kendinizi yırtın, kimsenin dinleyeceğini sanmıyorum.

Bundan bir kaç yıl evvel Tarım İl Müdürlüğü eski Üçkemaller Parkı'nda fidan dağıtmıştı.

Hiç unutmuyorum mesaisini bitiren bayan polis memuru da fidan almak için sıraya girmişti. Fidanlar dağıtılmaya başlayınca ortalık karıştı. Az kalsın bayan polis memurunu eziyorlardı.

Sırada beklerken melek gibi olan vatandaşın dağıtım başlayınca canavara dönüşmesini anlamak mümkün değil.

Her şey bir yana Namık Kemal Üniversitesi'nin ürettiği dezenfektanın Süleymanpaşa Belediyesinin çeşmelerinden akması tarihin tekerrür ettiğini gösterdi.

Buna "kaderin cilvesi" de diyebiliriz. Osmanlı'nın keskin kılıcı Süleymanpaşa ile yine Osmanlının keskin kalemi Namık kemal yan yana yattıkları Bolayır'daki mezarlarından sonra yine bir araya geldiler.

Biri Osmanlı'ya Rumeli kapılarını açan komutan, diğeri Osmanlının son döneminde yaşanan olumsuzlukları şiirleriyle anlatan Vatan ve Hürriyet Şairi Namık Kemal.

İşte böyle tarih tekerrür eder ve gerçekler ister istemez karşımıza çıkar.

Yazı Tarihi : 17.12.2020