Hakan Türksoy
Paşalı...

Uzun yıllar önce İstanbul Kocamustafapaşalı birini tanımıştım.

Babadan taksici bu arkadaş Kocamustafapaşalı olmakla gurur duyduğu için iki de bir "biz Paşalıyız" diyordu.

Onu iyice tanıdıktan sonra ailesiyle birlikte Çemişgezek'ten İstanbul'a göç ettiğini öğrendim.

Tekirdağ Büyükşehir olduktan sonra merkez ilçesine Trakya Fatihi Süleyman Paşa'nın adı verildi.

Osmanlı Padişahı Orhan Gazi'nin büyük oğlu Süleyman Paşa'ya saygım sonsuz ama ne yalan söyleyeyim birçok Tekirdağlı gibi bende alışamadım.

Benim alışamamam normal. Çünkü 29 yıl evvel Süleymanpaşa'ya değil Tekirdağ'a gelmiştim.

Doğma, büyüme Tekirdağlılar bile alıştı, ben kabullenmek zorunda kaldım.

Alışmak başka şey, kabullenmek başka... Edirne çocuğu olarak Tekirdağ'a geldiğim ilk yıllarda Akçeşme, Peştamalcı, Çiftlikönü çocuklarını çok duymuştum.

Alışanlar daha doğrusu bir şeylere takıntısı olanlar şimdi Süleymanpaşalıyız ya da Paşalıyız demeye başladı.

Geçen gün Süleymanpaşalıyım diyen arkadaşlardan biriyle sosyal mesafe kuralına uyarak sohbet ettim.

Bu paşalı arkadaş maske takmayanların en önde gidenlerinden biri olduğu için detaylı yazdım.

Konu iki gün önce Tekirdağ Valisi, Süleymanpaşa Kaymakamı ve üst düzey yöneticilerin önderliğinde gerçekleşen Koronavirüs tedbirleriyle ilgili denetime geldi.

O gün ne yaptığını sordum? "Sabahtan maske taktım" dedi. "Peki nasıl haberin oldu?" dedim.

Önce güldü sonra "denetim olacağını korumaların bir iki saat önceden dolaşmalarından anlıyoruz. Böyle denetim mi olur?" dedi.

Gülmesine üzüldüm ama eğer söyledikleri doğruysa Paşalı arkadaşın sadece bu konudaki görüşüne katılıyorum. Böyle denetim mi olur?

Yanlış anlaşılmasın ister Paşalı ister Süleymanpaşalı hiç fark etmediği gibi ne çocuğu olduğumuzda önemli değil.

Çünkü hepimiz insanız. Yeter ki; insan gibi davranalım. Örnek verirken aslanla, tilkiyi kıyaslayarak kafa karıştırmayalım. İnsanlıktan örnek verelim.

Yazı Tarihi : 06.10.2020