Hakan Türksoy
Piri Cafer Reis

Şimdi nostalji diyorlar ben eski ya da eskiden demeyi tercih ediyorum. Daha doğrusu yabancı terimleri kullanmayı sevmiyorum. 

Koronayla tanışalı daha bir yıl olmadı ama koronasız günleri özlüyoruz. O  günlerden söz ederken eskiden şöyleydi, böyleydi diyoruz.  Halbuki özgürlüğümüz dışında o günlerde birçoğumuz için zor günlerdi.  Korona sayesinde zorluk katlandı.

Kim ne dere desin bir yıl öncesini değiştiremeyeceğimiz gibi daha eskiyi yani tarihi de değiştiremeyiz.

Biraz düşünüp hatırladığımız kadar geriye gidersek zaten her şey anlaşılıyor.

Sivri dilli yazarlar balık hafızalı bir toplum olduğumuzu yazıyorlar. O kadar değil ama çabuk unutan bir millet olduğumuzu söyleyebilirim.

Son günlerde tarihimizdeki önemli olaylar tartışılıyor. Tarihi yeniden yazmanın bir anlamı yok.

Yok ama tarihin yeniden yazılmasını bekleyenlerle birlikte söylenenlere inananların olması çabuk unuttuğumuzun bir kanıtı.

Elimde Doç. Dr. Özlem Sert'in yazdığı Rodosçuk adlı bir kitap var. Rodosçuk Tekirdağ'ın Osmanlı dönemindeki adı. Biliyorsunuz bir dönem önceki CHP'li Süleymanpaşa Belediyesi Rodosto adıyla uluslar arası etkinlikler düzenlemiş Avrupa'dan da ses getirmişti. Ne yazık ki şimdiki belediye bu organizasyonların birçoğunu iptal ettiği gibi Rodosto'nun adını anmıyor. 

Uzatmayayım, belgelere dayanılarak hazırlanmış bu kitabı okurken 16. yüz yılda kafamda sarıkla Tekirdağ sokaklarında dolaşıyor gibi hissettim.

Kitapta ilgimi en çok Subaşı Piri Çelebi bin Cafer Reis çekti.  Cafer Reis Rodosçuk'un asayişinden sorumlu çok aktif biri. Nasıl aktif ve çalışkan olduğunu anlamanız için eski İçişleri Bakanı, Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan'ın Tekirdağ Emniyet Müdürü olduğu dönemi örnek gösterebilirim.

Cafer  Reis'te kötülere, kötülüğe eğilimi olanlara göz açtırmadığı gibi haksızlığa asla taviz vermeyen biri. Kentteki herkesi iyi tanıyor, kim ne halt etmişse en küçük detayına kadar biliyor. Bu kişiler Padişahtan torpilli bile olsa affetmiyor.

Dediğim gibi kitapta her şeyin belgesi var. Belgesi olan tarihi değiştirmek mümkün değildir. Buna kimsenin gücü yetmez.

Her şey bir yana Cafer Reis'in bugünlerde Süleymanpaşa'da yaşamasını isterdim.

Yazı Tarihi : 19.09.2020