Hakan Türksoy
Rüya tabiri...

Tabir, "anlatım-deyiş", tabiri caizse "sözün özü" demek...

İşin içinde caiz olunca hangi dilden bize girdiğini yazmaya gerek yok.

Rüya tabiri rüya anlatımı oluyor. Rüya tabiri kitaplarını herkes yazamıyor. Çünkü o farklı bir yetenek.

Bazı televizyon kanalları yüzlerce eski, yeni kitap tanıtıp satarken bazı kanallar rüya tabirine benzer kitaplar tanıtıyor...

Bu tip kitapların alıcısı yok ama, beleş verirsen kapış kapış gidiyor... Bizdeki kapma olayı "Dayak gördün mü kaç, yemek buldun mu ye" felsefesinden kaynaklanıyor...

Yemek yerken tabağına fazla yemek alan, ortadaki tabağı herkesten önce sıyıran, dayak gördüğünde herkesten önce kaçan tipler işte bu felsefenin müritleri..

Şeytanlığa soyunanlarda bunların arasından çıkıyor... Biliyoruz da konuşuyoruz derler ya!

Bizzat görüp, yaşadığım için yazıyorum...

Unutmadan dün gece gördüğüm rüyamı size anlatayım... Çünkü rüyalar genelde sabah unutuluyor.

Keşke zamanında saray müziği notalarıyla dinlediğimiz "Rüyalar gerçek olsa" şarkısında olduğu gibi güzel rüyaların hepsi gerçek olsaydı.

Uzatmayayım dün gece rüyamda Çorlu Devlet Hastanesi'nde covid-19 aşısı olduğumu gördüm.

Aşı olurken acile gidilmez ama, ben acil servise gittim. İlk defa gördüğüm fakat uyandıktan sonra bile yüzünü hatırladığım pratisyen hekim bana hoş geldin komünist dedi(!)

Komünistlik olayının yatmadan önce izlediğim programdan senaryoya girdiğini düşünüyorum.

Neyse aşı oldum. Oldum ama herkese koldan yapılan aşıyı bana kaba etimden yaptılar.

Hiç acımadı iyi mi(!) Genelde böyle rüyalar için "bir tarafın açıkta kalmış" derler.

Dün gece benim hiçbir tarafım açıkta kalmadı ama, açıkta kalan çok şey var.

Tabiri caizse bizdeki açık uzaydan bile görünüyor... Keşke güzel rüyalar gerçek olsa...

Yazı Tarihi : 15.03.2021