Hasan Akarsu
“SAKLI SEÇİLMİŞLER” (*)

Araştırmacı yazar Soner Yalçın, “Saklı Seçilmişler” kitabını, solitin adlı kimyasalla ilgili makale yazan Gönül Özdeğer ve iki asistanının ölümle korkutulması üzerine araştırmaya girişince yazma gereğini duyar. Gülden Semavi bu bilgiyi basına açıklar. Soner Yalçın makaleyi yazan kişilerin olmadığını saptar, yalan haberle gerçeğin üstünün örtüldüğünü anlar. Bu kitap, gerçeğin ortaya çıkarılması için yazılmış olur.

            Soner Yalçın, gıda şirketlerinin siyasal iktidarla birlikte neler yaptığını ortaya koyar. İşin planlayıcısının “Gizli Seçilmişler” olduğunu savunur. Halkı ucuza doyurmak gerekçesiyle gıdalar üzerinde oynanan oyun büyüktür. Bazlı şeker, mısır şurubu, sütün raf ömrünü uzatan zehir, kekte, pul biberdeki zehir, tatlandırıcı aspartam ölüm getirir. Bu kirli gıda düzenini ABD, IMF, AB, yeni işbirlikçi iktidarla birlikte yürütür. ABD’den tohum alarak tam ihanet içindedirler. Rockfeller, Henry Ford, Singenta, Bill Gates vb. tohum depolarıdır. Monsanto şirketi ve Cargill tohum canavarıdır. AKP’nin 2006’da çıkardığı tohum yasasıyla kendi tohumlarımız yasaklanır, tohumlar kısırlaştırılır ve küresel dayatmayla tarım ve hayvancılık çökertilir. Rockfeller, dünya imparatoru olup yenidünya düzenini kurar. Çin devrimiyle Çin’den kovulur. Hibrit mısır ve buğday çalışmalarıyla Yeşil Devrim yapar. Açlığı kısa sürede yok etme gerekçesiyle DNA’larıyla oynanmış tohumları ülkelere verir. Civalı, hibritli tohumlar hastalık ve kısırlık yapar. Gübrelerle de toprak zehirlenir, giderler artar, çiftçi yoksullaşır. Şişmanlık, açlık ve haz hissi, kalp ve şeker hastalığı vb. durumlar yavaş yavaş ölüm getirir. Soner Yalçın, Nobel Ödülü alanlara kuşkuyla bakmak gerektiğini anımsatır. Ekmekteki ve pirinçteki oyunlar, dışalımlarla güçlenir. Böylece ölüm tohumları dünyaya saçılır.

               Gıda Terörü

                AKP Tarım Bakanı Mehdi Eker, dış güçlerin her istediğini yerine getirdiği için ödüllendirilir. Gıda terörü, Türkiye’yi “boğazından teslim” alır. Şeker pancarı, haşhaş ve tütündeki oyunlar da aynıdır. Türkiye, nişasta bazlı şekere koşullandırılır. Süt ineklerine verilen süt arttırıcı posilac ilacının da kanser yaptığı belirtilir. GDO’lu patatesleri hayvanların bile yemediği saptanır. Tavukta oynanan oyun da çok tehlikelidir. 45 günlük piliçlerin GDO’lu yemlerle beslendiği bellidir. Tavuk yeminde arsenik belirlenir. Yazar, kuş gribi yalanıyla Anadolu’nun piliçlerinin yok edildiğini anımsatır. Hayvan yemlerinde ölü hayvan etleri bulunduğu söylenir. AKP yerli olan her şeye düşmandır. Hayvancılığı da yok eder, yerli inekler de kaybolur vb. TOKİ’yle hayvan meraları yok edilir. Yabani ot ilacının fareleri kanser yaptığı saptanır. Ete konan nitrin de kanser yapar. Kimyasal yoğurtlara eklenen jelatinin domuz derisinden yapıldığını, hibrit yoğurdun yedirildiğini söylemeliyiz. Gıda emperyalizmiyle köylülerin topraktan koparıldığı bir gerçektir. IMF-Dünya Bankası-Dünya Ticaret Örgütü şeytan üçgeni bunu başarır. Zehirli atıkların da Türkiye’ye atıldığını biliyoruz. Fındıkta, tütünde, Tekel’de oynanan oyunları da unutmamalıdır. İşlenen sigaralarla, palm ve trans yağlarla, Coca Cola ile insanımızın zehirlendiği bir gerçektir. Emperyalizmin bu dayatmalarına karşı çıkan onurlu aydınlarımız da olmuştur. Tarhana Osman takma adıyla bilinen Osman Nuri Koçtürk, ABD yardımlarının zararlarını açıklamıştır. ABD, eğitimde de Türkiye’yi 1949’dan sonra kuşatır. Atatürk’ün kısa sürede yaptığı olumlu girişimleri yok eder. Dünyanın sekiz efendisi dünyayı kuşatır. Dört milyar insanın gelirine eşit gelirleri vardır. Patlayıcılar, bebek biberonları, teflon tavalar, ilaç sektörü, aşılar, cep telefonları vb. kanser yapan her şey onlarla yayılır.

        Soner Yalçın, bu yapılanların küresel terör olduğunu, insanı bilim ve akıldan uzaklaştırıp aptallaştırarak yapıldığını, insanın sonunun hazırlandığını savunur. Kopyalamanın ve robotların biyolojik çöküntü olduğunu belirtir. Gebelik önleyici çalışmalarla, nüfus azaltmalarla, üstün ırkın dünyaya egemen olacağını ileri sürer. Zararlı endüstriyel yiyeceklerle yoksulların öldürüldüğünü söyler. Amaç üstün ırktır. Zeki insanların daha çok çocuk yapmaları sağlanır. Zenginlerin “Saklı Seçilmişler” olduğunu savunur. Rockfeller Şirketi 1923’te Türkiye’ye gelmek istediğinde Ankara Hükümeti adına Bakan Mahmut Esat Bozkurt, tehlikeyi görür ve görüşmeyi kabul etmez. Tehlikelerle çevrili olduğumuzu bildirir. Bugün getirildiğimiz yere baktığımızda ulusal bağımsızlığımızın tehlikede olduğunu açıkça görürüz. Soner Yalçın, Saklı Seçilmişler yapıtıyla gözümüzü açmamız gerektiğini açıkça gözler önüne seriyor.

(*)Saklı Seçilmişler-Soner Yalçın, İnceleme, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2017, 484 s.

(Berfin Bahar, İstanbul, Şubat 2020)

Yazı Tarihi : 24.02.2020