Şafak LAYİÇ
SAVAŞI KAZANMAK

Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Avrupa’nın büyük bir ülkesi, kötü yönetilmesi nedeniyle, ekonomik bir kriz yaşamaya başlar. Başbakan da, yaklaşan seçimleri garantiye almak için, komşu ülkeye savaş açar. Ancak ihtiyaç duyduğu büyük zaferi bir türlü elde edemez. Çünkü diğer ülkeler, bu haksız savaşta, mağdur ülkeyi desteklemektedir. Başbakan çaresizlik içinde, savaşı yürüten ordunun generalini makamına çağırır ve ondan kabineye brifing vermesini ister.

     General, bakanlara ve onların başı olan Başbakan’a savaşın olumsuz seyrini uzun uzun anlatır. Ancak Başbakan, verilen bilgilerden ikna olmaz ve General’i görevden alarak savaşın tüm sorumluluğunu Genel Kurmay Başkanı’na verir.

     Ancak Genel Kurmay Başkanı da kendisinden beklenen zaferi bir türlü kazanamaz. Çünkü bu haksız savaşta küçük ülke, onuruyla destansı bir direniş sergilemektedir.

     Başbakan, O’ndan da bir brifing ister. Zavallı Genel Kurmay Başkanı da, tıpkı General gibi, zaferin neden gerçekleşemediğini uzun uzun anlatır. Ancak Başbakan’ın gerekçelere değil, zafere ihtiyacı vardır.

     Brifingin sonuna doğru salona ağır bir karamsarlık çökmüştür. Başbakan çaresizlik içinde, kara kara geleceğini düşünürken, savaştan anlamasa da, haritanın yanına giderek, iki sahil kasabasını işaret çubuğuyla gösterir:

-Bence önce bu kasabaya, sonra da diğerine girmelisiniz!

     Artık savaşlardaki büyük kayıplardan ve ülkeyi maceraya atan Başbakan’dan bıkmış Genel Kurmay Başkanı şu sözlerle ipleri koparır:

-Sayın Başbakan, gösterdiğiniz bu iki kasabayı ben de almak istiyorum. Ancak ne yazık ki savaşlar, harita üzerinde yapılmıyor!  

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 08.07.2020