Şafak LAYİÇ
SERTLİK Mİ, ESNEKLİK Mİ?

Ülkenin birinde savaş gemileri gece tatbikatı yaparken, sorumlu amirali taşıyan geminin nöbetçisi, çarpışma rotasında bir ışık gördüğünü söyler. Geminin kaptanı hemen talimat verir:

-Telsiz bağlantısı kurun ve o geminin rotamızdan çekilmesini sağlayın!

     Ancak telsizden olumsuz yanıt gelince durumun idaresini bizzat Amiral ele alır:

-Uyarıyı neden dikkate almıyorsun! Sen kimsin! Bu bir emirdir! Ben tatbikattan sorumlu komutanınızım! Derhal rotanızı 20 derece değiştirin!

     Fakat karşı telsizden gelen yanıt Amiral’in hiç de beklediği türden değildir:

-Ben de onbaşıyım efendim. Korkarım sizin rotanızı değiştirmeniz gerekiyor. Çünkü burası deniz feneridir.

X                     X

     Gogol’ün ünlü “Palto” öyküsünde, nüfuzlu bir Rus bürokrat, halkla iletişim kurmak zorunda olan astlarına ise şöyle seslenir:

-Yönetimin temel şartı sertliktir! Kimseye zayıflık göstermeyeceksiniz!

     Sanırım bu ilkel, katı yönetim anlayışı, insanlık tarihinde binlerce yıldan beri yaşanmış ve günümüze kadar gelmiştir. Acaba gerçekten de böyle mi olmalıyız? Duruma göre esneklik göstermek yoksa zayıflık mıdır?

     Kanımca esneklik ve uyum, canlılar, insanlar ve toplumlar için en gerekli özelliklerdendir. Besin piramidinin tepesine milyonlarca yıl çöreklenmiş dinozorlar bile değişen dünyaya uyum sağlayamadıkları için yok olmadılar mı?

     Kriz ortamlarında ekonomik değişkenlikleri esnek karşılayabilen şirketler ayakta kalırken (hatta daha da

güçlenebilirken) diğerleri zor durumlara düşerler.

     Bazı ailelerde de katı anababa tutumları, çocukları (ruhsal ve fiziksel olarak) evden uzaklaştırabilmektedir. (Kuşkusuz esneklik derken kuralsızlığı ve başıboşluğu kastetmiyorum.)

     Acaba insanları katılaştıran nedir? Neden bazılarımız güç zehirlenmesi yaşar ve sağa sola posta koyma ihtiyacı hisseder? Sanırım bunun iki farklı nedeni var: Bu eğitimsiz insanlar ya kırmızı (sert, atak, gözü kara) bir kişiliğe sahiptir ve/veya büyük hatalar sonucunda hak etmedikleri bir makama getirilmişlerdir.

     Devletler ve milletler, ancak kontrolden çıkmış bu kişileri hizaya getirebilme güç ve yeteneğine sahipse yaşar ve gelişirler. Yoksa hayat bu işi bizzat üzerine alıp (hepimize daha ağır bedeller ödeterek) gerekli düzeltmeleri yapacaktır.

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 17.09.2020