Hasan Akarsu
“SÖZ ÖRSE DÜŞER” (*)

M. Mazhar Alphan, bugüne değin kendi kitaplarıyla ilgili yazılan yazıları “Söz Örse Düşer” adını verdiği kitapta toplamıştı. Bu kez genişletilmiş 2. basımıyla okurlarına ulaşıyor. Bu kitabın isim babasının Veysel Çolak olduğunu vurgulayan ozanın, kendisiyle ilgili araştırma yapmak isteyenlere derli-toplu bir kitap sunmakla iyi ettiğini düşünüyoruz. Ozan Mehmet Sarsmaz da Alphan’ın “kendi şiir savaşımının gereklerini yerine getirmiş ender şairlerden biri” olduğunu belirtir ve bu çabasını kutlar.

Söz Örse Düşer, iki bölümden oluşur: Ozanla ilgili yazılar, eleştiri, tanıtma yazıları ve söyleşiler. Yazı yazanlar: Mehmet H. Doğan, Aydoğan Yavaşlı, Öner Yağcı, Durmuş Akbulut, Nuri Aksakal, Ahmet Günbaş, Muzaffer Uyguner, Dinçer Sezgin, Hüseyin Yurttaş, Veysel Çolak, Ruşen Hakkı, Hasan Akarsu, H. Hüseyin Yalvaç, Nusret Karaca, E. Bülent Yardımcı, Timuçin Özyürekli, Bülent Güldal, Gültekin Emre, Zeki Büyüktanır, Fahrettin Demir, M. Hürol Özgen/Tanju Akerman, Cevdet Yüceer, İhsan Topçu, Tamer Abuşoğlu, İsa Kayacan, Mehmet Gökyayla, Hülya Deniz Ünal, Gülderen Canyurt, Mehmet Sarsmaz, Fahrettin Koyuncu, Atila Er, Aslıhan Tüylüoğlu, Oğuz Tümbaş, Dizdar Karaduman, Hüseyin Korkmaz, Lütfü Dağtaş, Erdem Durak, Yusuf Alper, Yunus Koray, Nesrin İnankul.

Alphan’ın tüm kitaplarıyla ilgili yazılan yazılarda, onun şiirinin tüm özelliklerinin yansıtıldığı gözlenir. Veysel Çolak onu ve şiirini şöyle değerlendirir: “M. Mazhar Alphan, derisini yüzdürecek kadar Hallac-ı Mansur, Karacaoğlan kadar somut bir aşkın peşinde. Bu aşka tapınacak kadar inançlı. İnsan gibi; sınırda bir şiir. Alphan’ın kendini kanıtlayarak geliştirdiği şiir. İyi bir cehennem. Büyük bir ateş…” Ahmet Günbaş, onun şiirini taştan çıkardığını anımsatır. Çoğu ozan, Alphan’ın aşk insanı olduğunda, kısa şiirler yazıp gereksiz sözcüklerden arındığında, imge zenginliğinde birleşir. Alphan’ın şiirlerle mayalanmış bir ozan olduğunu yinelemek gerekir.

Kitabın ikinci bölümünde ozanla yapılan söyleşiler yer alır. Söyleşi yapanlar sırasıyla şunlar: Hasan Taşçı, Tanju Akerman, Bülent Güldal, Nusret Karaca, Aydoğan Yavaşlı, Veysel Çolak, Mehmet Büyükçelik, Mehmet Sadık Kırımlı, Dizdar Karaduman, Neslihan Perşembe, Mine Ömer. Söyleşilerde, Alphan’ın şiire otuz yıl ara verdikten sonra yeniden şiire başladığı ve kendini geliştirerek çalıştığı, var olduğunu kanıtladığı vurgulanır. Alphan, sorulara verdiği yanıtlarda, yazmaktaki amacının “öldükten sonra da paylaşmak” olduğunu belirtirken, eleştiriye açık olduğunu da söyler. Aşkın zamanla sevgiye dönüştüğünü savunur. Veysel Çolak’ın İkinci Yeni’yle ilgili sorusunu şöyle yanıtlar: “Divan Edebiyatı okuyucusunu nasıl soğuttuysa, İkinci Yeni şiirinin de soğuttuğunu tahmin ediyorum. Bilmiyorum! Sadece tahmin…” (s.284). Bir başka sorusunu yanıtlarken (Türk şairleri içerisinde benim şairim diyebileceğin şairler kimler?) sevdiği şairleri de öğrenmiş oluruz:”Yahya Kemal Beyatlı deyince kızıyorlar bana. Orhan Veli, İlhan Berk, Atilla İlhan, Nazım Hikmet vb. Ses bakımından, müzik açısından onlara daha yakınım” (s.285).

Alphan, “Söz Örse Düşer” yapıtıyla şiiri üzerine yazılanları ve kendi görüşlerini bir araya toplamakla çok iyi ettiğini kanıtlar. Sözümüzü bir savsözle bitirelim:”Şiiri sevmeli, şairi değil.” Yoksa ikisini de mi sevmeli?

 

(*)Söz Örse Düşer-M. Mazhar Alphan, Deneme, Nezih-Er Yayınları, Genişletilmiş 2. Baskı, 2017, 335 s.

Yazı Tarihi : 10.01.2020