Hakan Türksoy
Su altında

Bildiğiniz gibi koronavirüs salgınındaki artış bazı yasakları tekrar gündeme getirdi.

Düğün, nişan gibi törenlere kısıtlamalar geldi. Zaten olması gereken buydu.

Fakat uygulamanın 4 Eylül'den itibaren geçerli olacağı bir hafta önceden duyurulunca bazı  aileler dağıttıkları davetiyelerin tarihini değiştirdi.

Bu işlere en uygun yer sosyal medya olduğu için geçen hafta sosyal medyada nişan, düğün duyurusundan başka bir şey paylaşılmadı desem yeridir.

Tabii bu işin birde teşekkür kısmı vardı. Düğününü, nişanını 4 Eylül öncesine çekenler bu kez düğün, nişan görüntüleriyle birlikte teşekkür mesajı yayınlamaya başladılar.

O mesajlardan birinde şöyle diyordu. "Çok şükür düğünümüz kalabalık ve neşe içinde geçti. Bu güzel günde bizleri yalnız bırakmayan değerli dostlarımıza teşekkür ederiz"

Buraya kadar her şey güzel olsa da düğünden görüntüleri izlediğinizde her şeyin güzel olmadığı anlaşılıyor. Sosyal mesafeye uyulmadığı gibi üç kişiden birinde maske olmadığı görülüyor.

Şimdi buna ne denir? Daha doğrusu düğün sahibinin açıklamasına ne denir? Sonra bunlar gördüklerimiz, bildiklerimiz. Kim bilir ülke genelinde kenarda, köşede neler oluyor?

Neler olduğunu tahmin etmek çok kolay. Gerçekleri kavrayamamak çok açı. Gerçekleri kavrayamayan insanlarla bir arada yaşamak daha da acı.

Tabii bu sadece koronavirüs konusuyla ilgili değil. Başka konularda da böyle.

Sağda, solda gördüğünüz o kurallara uymayan, inatla maske takmayan tipleri bakın. Ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Geçen gün kavramaya, kavrama özürlü olmaya örnek çok ilginç bir şey oldu.  İnatla maske takmayan biri güya şaka olsun diye maske takan arkadaşının suratına öksürdü.

Bende bu olayı "Bu zamanda maskeli arkadaşının suratına şaka olsun diye öksüren adama ne denir?" diye yazıp sosyal medyada paylaştım.

Gelen yorumları buraya yazamıyorum. Siz böyle birine ne dersiniz? Aklınızdan geçeni biliyorum(!) Geçen gün Saroz Körfezi'nde öğretmen bir bayana erkek arkadaşı evlilik teklif etti.

Saroz Körfezi dedim.  Çünkü erkek arkadaşı suyun altında açtığı pankartla evlilik teklifi yaptı.

Suyun altında her şey su gibi olduğu için bayan öğretmen teklife hemen evet dedi ve söz nişan bir arada yapıldı.

Allah tamamına erdirsin. Düğünü büyük ihtimalle paraşütle havada yaparlar(!)

Şaka bir yana kimseye su altında ya da havada evlenin demiyorlar. Durum çok ciddi kurallara uyun diyorlar.

Sadece düğün, nişan değil her an, her yerde kurallara uymalıyız. Yoksa işin içinden çıkamayız.

Yazı Tarihi : 07.09.2020