Hakan Türksoy
Suyu Arayan Adam

Yerelde yazıyoruz diye ülke genelinde olanı, biteni duymamazlıktan, görmemezlikten gelemeyiz...

Başkasını bilmem ama benim vicdanım sızlıyor... Vicdan sızısının nasıl bir şey olduğunu vicdan sahibi olanlar bilir. Zaten bende vicdan sahiplerine yazıyorum...

Şehitlerimiz var. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum.

Rahmet dileyip başka konuya geçmekte vicdanımı sızlatıyor... Askerlik yapmış biri olarak asker dilinden yazmaya hakkım var.

Gerekiyorsa hepimiz vatanımız için ölmeye hazırız. Görev verildiğinde düşmanla çatışmaya girer elimizden gelenin en iyisini yaparken yaralanır ya da ölürüz.

Fakat kendi vatan toprağında haince pusuya düşürülüp kaçırılmak başka bir şey. Hele  5-6 altı yıl hain terör örgütünün elinde tutsak kalmak bambaşka bir şey...

Bir gün değil, iki gün değil, altı ay değil, altı yıl boyunca her gün sevdiklerinin hayalini kurarak kurtulmayı umut etmek ve dayanmak her babayiğidin harcı değil...

Bu yiğit kardeşlerimizin kanı yerde kalmasın...

                                                                          ***

Yazı başlığımda Edirne doğumlu yazar Şevket Süreyya Aydemir'in ünlü romanın adını kullandım.

Şevket Süreyya Aydemir; biyografik romanları ve sıra dışı yaşamıyla tanınan bir yazarımız. Hayatının değişik dönemlerinde farklı siyasi görüşler benimsemiş, soğuk savaş döneminde idealleri uğruna yargılanıp hapis yatan biri.

Uzatmadan Suyu Arayan Adam romanından dikkatimi çeken bir bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum.

 "Ankara gece gündüz çalışıyordu. Ben de inkılap rüzgarına kapılmıştım. Çankaya'daki basit bağ köşkünde genç ve dinamik bir insan yaşıyordu. Ondan taşan dinamizm bu kıraç ve harap ülkeye durmadan yayılıyordu. Kazmalar, küreklerle dağlar deliniyor, tüneller açılıyordu. Ele geçen bir parça demir, bir parça çimentoyla okullar, hastaneler yapılıyordu."

Cumhuriyetimizin kurulduğu günleri ve bir lideri en iyi anlatan bu bölüm benim yine vicdanımı sızlattı.

Şimdi her şeyimiz var ama Suyu Arayan Adam'dan Dalağını Arayan Adam günlerindeyiz...

İki kere iyi bildiğimiz Yalova'da dalak büyümesi teşhisi konularak ameliyat edilen 55 yaşındaki bir hastanın patolojiye gönderilen dalağı kayboldu.

Günlerdir aranan dalaktan doktorlar umudu kesti. Fakat sahibi dalağını aramaya devam ediyor...

Yazı Tarihi : 16.02.2021