Hakan Türksoy
Tekirdağ Miras Atölyesi ve Navajo yerlileri

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Trakya Kalkınma Ajansı (TRAKYAKA) Miras Atölyesi Projesi sözleşmesini imzaladı.

Bu projeyle kentin kültür geçmişi tanıtılacak, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel meslekler öğretilecek.

Anladığım kadarıyla bu proje şimdilik Süleymanpaşa'yı kapsıyor. Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri; uygulamanın 2 yıl süreceğini proje tamamlandığında Ertuğrul Mahallesi'nin Osmanlı'nın son dönemindeki mahalle ve sokak dokusuna kavuşacağını söyledi.

Ne yalan söyleyeyim genel sekreter böyle söyleyince aşı olayında olduğu gibi yine hevesim kursağımda kaldı.

Miras atölyesi, kültür geçmişi gibi sihirli cümleleri duyduğumda Tekirdağ geneli ve tarihi eserler aklıma geldi.

Anlatayım... Edirne'den Tekirdağ'a geldiğim ilk yıllarda Osmanlı'nın buraya uğramadığı düşünmüştüm.

Çünkü Kanuni Sultan Süleyman'ın tokatçı olduğu iddia edilen Sadrazamı Rüstem Paşa'nın yaptırdığı Cami ve bedestenden başka bir şey  görememiştim.

Zaman geçtikçe Osmanlı'ya başkentlik yapmış Edirne ile Tekirdağ'ı kıyaslamanın haksızlık olduğunu anladım.

Sonra Tekirdağ sevdalısı tarihçi yazar rahmetli Mehmet Serez'le tanıştım. Tekirdağ'ın Osmanlı döneminin adeta misafirhanesi gibi olduğunu bu nedenle Macar Prensi Rakoczi ve yakınlarının son yıllarını Tekirdağ'da geçirdiğini öğrendim. Yani fazla zorlamanın anlamı yoktu.

Eski yerleşim yerlerinden biri olan Hayrabolu'da da Osmanlı eseri camiler ve köprü var.

İlginç olan Hayrabolu'daki camii ve köprünün Amerika'da biliniyor olması. 

Güzelce Hasan Bey Camii'nin mimari özelliği ve aydınlatma sistemi Amerikalıların ilgisi çekmiş, 1995 yılında Amerikalı bir heyet camiyi incelemek için Hayrabolu'ya gelmiş.

Köprünün hikayesini hiç sormayın. Ne yazık ki; 500 yıllık tarihi köprü 1975 yılında yol yapımı çalışmaları sırasında kitabesiyle birlikte toprak altına gömülmüş. Yanlış okumadınız 500 yıllık tarihi Osmanlı köprüsü şu an yerin altında yatıyor...

Hayrabolulu gazeteci-yazar rahmetli Şerif (Baysalan) ağabeyin ömrü bu köprüyü gün yüzüne çıkartmak için geçti.

Şerif ağabeyin ve köprünün feryadı Amerika'dan bile duyuldu. Amerika yerlilerinden Navojo kabilesi bu köprünün gün yüzene çıkartılması için pankart açtı iyi mi...

İnanmayan internetten araştırsın.  Amerika'nın 200 yıllık tarihi var. Eski başkanlarının sevgilisini öptüğü tahta köprüyü tarihi eser kapsamına alıyorlar, biz 500 yıllık ecdat köprümüzü kitabesiyle birlikte toprak altına gömüyoruz.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarihi köprülerin turizme kazandırıldığını, 2003'ten bugüne 373 köprünün restorasyon çalışmalarının tamamlandığını söylemiş.

Navajo yerlilerinin bildiği, gün yüzüne çıkartılması için pankart açtığı köprüyü acaba Ulaştırma ve Altyapı Bakanı biliyor mu?

Yazı Tarihi : 13.01.2021