Cahide Ulaş
TEKİRDAĞ ŞİİR İKİNDİLERİ ARALIK AYI TOPLANTISINDA DOYUMSUZ ANLARA İMZA ATTIK

Her ayın ikinci cumartesi günü Namık Kemal Evi’de toplanan Tekirdağ Şiir İkindileri
Grubu’nun Aralık ayı toplantısı; aramıza katılan yeni sanatçı dostlarla harika oldu.
Günümüzdeki hastalık ve ekonomik sıkıntılardan öylesine bunaldık ki; hepimiz içimize kapandık
ama yine de bunalımlara, streslere karşı bir çıkış noktası, rahat bir nefes alma alanı arar olduk. İşte
bizim toplantımız çektiğimiz tüm sıkıntılara, strese bir huzur molasıydı ve hepimiz için terapi gibiydi.
Toplantımızın Konuları 21 Aralık 1840’da Tekirdağ’da doğan Namık Kemal’i anma, Engelliler
Haftası ve Dünya İnsan Hakları Günü’ydü.
Her zaman olduğu gi,bi yine toplantımızın organizasyonunu ve sunuculuğunu grubumuzun
Başkan Yardımcısı ve Namık Kemal Derneği Yönetim Kurulunda olan Ali İhsan Şeniz yaptı.
Ali İhsan Şeniz kısaca Namık Kemal’i anlattı.
Grup başkanı olarak ben de toplantı konuları ile ilgili konuşma yaptım.
Namık Kemal Derneği Başkanı Sezai Kurt Namık Kemal’in hayatını anlattı.
Atatürk Gönüllüleri Kütüphane Oluşumu Platformu Proje Koordinatörü Şeref Dursun;
yaptıkları çalışmaları ve bundan sonraki projelerini anlatarak destek olunmasını istedi.
Bu toplantıda çok değerli konuklarımızdan ve uzun yıllardır tanıdığım ve Edirne’den gelen Metin
Koca okuduğu şiirlerle adeta hepimizi büyüledi.
22 bin kıtalık Türklük Destanı’nın şairi olan Metin Koca; güzel sesi ve harika yorumu ile yazdığı
destandan bölümler ile yazdığı başka şiirleri de okudu.
Programımıza Lüleburgaz’dan müzik öğretmeni, udi ve bestekar olan Vildan Alanat katıldı. Udu
ve harika sesi ve yorumu ile gönülleri fethetti.
Grubumuz üyelerinde ve her zaman yanımızda olan eğitimci, udi, bestekar Fehmi Altunay da;
udu, sesi ve harika yorumu ile programımızı güzelleştirdi.
Fehmi Altunay ve Vildan Alanat utları ile birlikte sözleri Namık Kemal’e ait olan
“Olmaz ilaç sine-i sad pâreme
Çare bulunmaz bilirim yâreme” Şarkısını çalıp söylediler ve bizler de eşlik ettik.
Hayrabolu’dan Eğitimci Mukaddes Şahşi’nin de aramızda olmasından büyük mutluluk duyduk.
Sivil toplum örgütlerinde de etkin olarak çalışan Mukaddes Hanım programımızın fotoğraflarını ve
videolarını çekip paylaştı. Kendisine sonsuz teşekkür ediyoruz.
Ali İhsan Şeniz’in oğlu Atakan Şeniz de aramızdaydı. Daima gurur duyduğumuz ve örnek
gösterdiğimiz Atakan Şeniz Üniversiteler Medya Birliği Başkanı ve şimdi çok başarılı bir iş adamı. Her
zaman yanımızda olan ve daima grubumuzu desteleyerek güç veren Atakan Şeniz konuşması ve o
harika ses tonu yorumu ile okuduğu şiirle çok güzel anlara imza attı.
Toplantımızda Emekli Emniyet Müdürü Ahmet Kenar, Hasan Kubilay, Hüseyin Güler, Emi,ne
Sonal, Latife Dümbelek, Kadir Yıldırım, Şeref İkbal, Adil Keskin, Kadri Aytar, İrem Şahin ve Rakip
Ertuğrul Özkan katılarak konuşmaları ve okudukları şiirlerle programımızın daha güzel ve anlamlı
olmasını sağladılar.

Çok değerli bir üyemiz olan Rakip Ertuğrul Özkan toplantımız gazetedeki köşesinde ve tüm
sosyal platformlarda paylaşarak grubumuz ve tanıtımımıza önemli katkılarda bulunuyor. Kendisine
sonsuz teşekkür ediyoruz.
Aralık ayı toplantımız tek kelimeyle muhteşem oldu.
Toplantımızı organize edip sunuculuğunu da yapan Ali İhan Bey’e, Namık Kemal Derneği
Başkanı Sezai Kurt’a ve il içinden, il dışından katılan tüm değerli gönül dostlarımıza, çok değerli
sanatçı konuklarımıza şahsım ve grubum adına çok teşekkür ediyoruz.!
Ocak ayının ikinci cumartesi günü saat 14.00 te Namık Kemal Evi’nde yapacağımız
toplantımıza tüm gönül dostlarımızı bekliyoruz.

NE OLDUM DEĞİL NE OLACAĞIM DİYE SORACAKSIN
Bizde böyledir, biri yükselmeye başladı mı onun önünü kesmeye bayılırız ama demek ki
dünyadaki gelişmeler de bizdekinden pek farklı değil. Eleştirmek bulaşıcı bir hastalıktır. Hayatta asla
“ne oldum” demeyeceksin hep “ne olacağım” diye soracaksın.
Özgürlüğümüzü istiyoruz!..
Nerede, nasıl olduysa terk ettik sevdiklerimizi,
Mevsimler geçtikçe anladık günlerin geçip gittiğini,
Saçlarımıza aklar düşmeye başladığında anladık ansızın yaptıklarımızı, yapamadıklarımızı?
Yaşam bize en çok neyi öğretti?
Hep bir “Ah! “ çıktı ağzımızdan esip geçen sabah rüzgarıyla birlikte.
Bir insan ne zaman çok mutsuz, ne zaman çok mutlu olur bilemedik.
Anlamaya çalıştıkça kaç kez hayatın tokadını yedik ya da kaç kez sarıldık hayata var mı
sayanınız?
Kaybettiğimiz dostlarımız, evlatlarımız, aşklarımız oldu.
Kazandığımız ülkülerimiz, umutlarımız oldu.
Ama her zaman bir onur gibi taşıdık bilincimizde yaşamı.
Onuru yakasında bir gül gibi taşıyanların,  hiç kimseden korkmadan,  dimdik karşısındakinin
gözlerinin içine ışıkla bakması ne güzel bir şeydir öyle...
Çünkü biz biliyoruz ki, kendisiyle ve kavgasıyla hesaplaşırken başı öne eğilenler, eksile eksile
hayata yürüyenler, hesaplaşamaz hiçbir değeriyle ve bakamazlar aynadaki yansımalarına...
Kalakalırlar öylesine…
Biz hayatı savunanlardanız,
Ama biz hayatta en çok özgürlüğü sevdik,
Kavgası olanların en çok  sorduğu sorudur: “Ne kadar özgürüz?” 
Telefonlarımızda konuşurken bile üç kişiysek, evlerimizin iç odalarında ve en mahrem
köşelerinde büyük bir gözaltı yaşıyorsak, üzerine titrediğimiz, en mahrem dediğimiz sırlarımız
birilerinin ellerinde, birileriyle paylaşılıyorsa, hayatı savunan insanlar bir kez daha soruyorlar; “Biz
ne kadar özgürüz?” diye…
Büyük göz altıların olduğu bir yaşamın ve sistemin dikenleri gelip özgürlük gülümüzün tam
da kalbine batıyor…
İnsanca yaşama duygusunu ve özlemini dilinden ve bilincinden düşürmeyen onurlu insanlar
yürüyor, bizi mahkum etmek istedikleri karanlığın üstüne…

İşte o zaman anlıyoruz en çok neyi kaybettiğimizi...
En çok onları yok etmek istiyorlar çünkü. En çok yaşamımızdaki anlamı, onurlu duruşumuzu,
insanlığımızı yok etmek istiyorlar. Özgürlüğümüzden başladılar işe.
Özgürlüğümüzü istiyoruz!..

MİSAK-I MİLLİ VATAN
Bu toprağı yoğurduk kaç defa kanımızla
Siper durduk toplara etten bu canımızla
Yazıldı tarihlere adımız şansımızla
Türküz,Kürdüz,Cerkeziz bu vatanda yaşarız
Etle tırnak olmuşuz ayırana şaşarız
Alevisi Sünnisi bu vatanın insanı
Birinin diğerinden farklı değildir kanı
Allah bir Muhammed hak tanımışız kuranı
Azeri,Abazası bu vatanda yaşarız
Etle tırnak olmuşuz ayırana şaşarız
Paylaştık sevinç tasa asırlarca beraber
Bazı gün düğün ettik bazı yaşadık keder Cebinizdeki kimlik inanın dünya eder Laz,Romen , Gürcüsü
bu vatanda yaşarız
Etle tırnak olmuşu ayırana şaşarız
Kafkasya da savaştık Balkanda olduk şehit Cenabı hakkın emri buyrulmuştu bu tevhit Vatan için
ölmeye aranmazki yer vakit Yörük ,Tatar Muhacir bu vatanda yaşarız
Etle tırnak olmuşuz ayırana şaşarız
Çizildi kanımızla Misak-ı Milli Toprak
Kemiklerden dağ yaptık dökülen kandan ırmak
Şan şerefle dalgalan göklerdeki Al Bayrak
Türküz, Türkiyeli yiz bu vatanda yaşarız
Etle tırnak olmuşuz ayırana şaşarız
Metin Koca

Bol bol kitap okuyun, araştırın. Okumayan insanlar kandırılmaya mahkumdur.
İlber Ortaylı

Yazı Tarihi : 18.12.2021