Hasan Akarsu
“TOPARLAYACAK OLURSAK” (*)

Yazar, ozan, eğitimci Nazım Mutlu’nun yazıları ve şiirleri birçok yazın dergisinde yayınlanır. Öğretmen Dünyası dergisinin temsilciliğinden başlayıp Genel Yayın Yönetmenliğine değin görev üstlenir. Ocak 2012-Aralık 2019 yılları arasında kaleme aldığı dergideki başyazılarını “Toparlayacak Olursak” adlı yapıtında toplar. Her ay düzenli olarak yazdığı “Başyazı”lar dönemin eğitim sistemindeki çalkantıları yansıtması bakımından önemlidir.

              Öğretmen Dünyası dergisinin kadrosu Cumhuriyet’in değerli eğitimcileriyle doludur. Satı Erişen, Zeki Sarıhan, M. Rauf İnan, Ayhan Sarıhan, Sami N. Özerdim, Refik Saydam, Kifayet Özaydın, Savaş Yalçın vb. Aralarında yitirdiklerimizin de olduğu bu eğitimciler, “40 Kuşağı”ndan, “68’lilere, 78’lilere değin sürer ve dergi 40 yaşındayken kapanır. Eğitim tarihimizde en uzun ömürlü dergi olarak yerini alır. Nazım Mutlu, derginin Başyazı’larında 2012-2019 yılları arasındaki eğitim sorunlarını irdeler. “Varsa yoksa din istismarı, inanç sömürüsü” diyerek kılavuzunu kin olarak seçen bir iktidarın yanlış uygulamalarını bir bir sergiler. 12 yıllık, ama kesintili “dört dörtlük” eğitimi eleştirir. O zamanın Başbakan’ı olan RTE’nin N.F. Kısakürek’ten aktardığı “Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik” yetiştirme yolundaki çabalarını anımsatır. Dönemin Milli eğitim Bakanlarının uygulamalarını, var olan sistemi nasıl yıktıklarını kayıt altına alır. Dört dörtlük eğitim anarşisi dediği değişikliklerin sonuçlarını anlatır. MEB’lerin çelişkili sözlerini aktarır. Biri “Sınavlar kalkacak” derken, diğeri “Sınavlar kalkacak demek doğru olamaz” der. Ömer Dinçer’den, Hüseyin Çelik’ten Nimet Çubukçu’ya, Nabi Avcı’dan İsmet Yılmaz’a ve şimdiki MEB Ziya Selçuk’a değin uygulamalarını değerlendirir. İktidar partisinin yönümüzü bir yerden başka bir yere çevirme çabası içinde olduğunu vurgular. “Heykeli ‘ucube’den, tiyatroyu boşa masraftan, resmi ahlaksızlıktan, müziği fitne fücurdan, evrimi şirkten ibaret görerek… çağdaş eğitimin bütün besin kaynaklarını kurutmayı amaçlıyor” (s.22) diyerek saptamasını yapar.

          Değiştirilen, dönüştürülen Türkiye

              Yazar, değiştirilen, dönüştürülen Türkiye’nin sağlıkta, eğitimdeki dönüşümlerini irdelerken “Tekkecilerin takkesini” düşürür. Dershanelerin kapatılıp özel okulların açılış sürecini, cemaatin uygulamalarını eleştirirken, Köy Enstitüsü uygulamalarını, Ethem Nejat’tan başlayıp İsmail Hakkı Tonguç, Hasan Ali Yücel, Sıdıka Avar, Fakir Baykurt vb. eğitimcilerimizi anarak değerlendirir. Şimdiki iktidarın “Ara Eleman” yetiştirme isteğini irdelerken devrimci eğitimcilere düşen görevleri anımsatır.

          Nazım Mutlu, geçmişten günümüze değin eğitim sorunlarımızı özümsediğini gösterir. Örgütün, örgütlü insanın, örgütlü toplumun önemini vurgularken sayılarla dünyadan örnekler verir. Öğretmen sorunlarını incelerken iyi öğretmen yetiştirmenin önemine değinir. “Karanlığın dev gürültüsünü” duyumsayıp yazmayı sürdürür. “Bağımsızlıkçı, Aydınlanmacı, Halkçı” eğitim ruhuyla yapılması gerekenleri belirtir. Tüm eğitim öğretim süreçlerinin devlet eliyle yürütülmesini, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkılmasını ister. “Sandık demokrasisi”ni eleştirir. Günümüz iktidarının “Cumhuriyeti Tasfiye Sürecini” yürüttüğünü vurgular. Yazar, öğretmenlikteki anılarına da yer verirken örnek öğretmen olmanın zorluğunu anımsatır.

          Nazım Mutlu, onlarca Başyazı’sında son sekiz yılın eğitim-öğretim sorunlarını irdelerken iktidarın yeni uygulamalarını eleştirir. Eğitim sistemimizin gericileştirilmesini gözler önüne sererken, yönetimin asıl niyetini de açığa çıkarır, uygulamalarının kayıt altına alınmasını sağlar. “Toparlayacak Olursak” yapıtıyla her eğitimcinin yararlanacağı bilgileri vererek eğitime katkı sunar.

 

(*)Toparlayacak Olursak-Nazım Mutlu, Nisan 2021, 268 s.

(Öykü Şiir, Ankara, Temmuz 2021)

Yazı Tarihi : 08.09.2021