Muhsin Durucan
Turaç Gelin’in Türküsü

Şair, his imbiğinden damlayan bin bir görüŞ

Acı, neşe ve duyum eğrisinin şavkındA

İletişim amaçlı duygu mürekkebinİ

Ruh mana coşkusunda, şiirle aktarandıR.

                             G.Ş.

 

Geçtiğimiz günlerde bir etkinlikte Kıbrıs doğumlu Gülşen Şenderin, gülümseyerek yanıma yaklaştı. Merhabalaştık ve yeni yayımlanan yapıtını çantasından çıkararak uzattı. Gözlerinin içindeki coşkuyu yakaladım! Kendisine teşekkür ederek aldım.

Alırken dedim ki: Lütfen imzalamayınız. O güzelim sayfayı lekelemeyelim. İmzalanırsa bende tutsak katılır. İmzasız olursa başka kişiler de okuma olanağı bulur… Bir bakıma özdüşüncemi belirttim. Gelecekte bu uygulamanın tutacağı ve geçerli olacağı inancındayım.

 

Kitabın kimliği şöyle:
 

Kitap Adı: Turaç Gelin’in Türküsü, Yazarı : Gülşen Şenderin, Yayınevi : Artshop Yayıncılık, Hamur Tipi: 2. Hamur, Sayfa Sayısı: 120, Ebatları: 13,5 x 19,5, İlk Baskı Yılı: 2019, Baskı Sayısı: 1. Basım, Dil: Türkçe…

 

Adı geçen yapıt, Şenderin’in 5. şiir kitabı… İlk algılamada trajik bir gelin öyküsü varsayımından devinimde bulundum. Oysa 120 sayfalık özgün şiir demeti… Okunmasını salık veririm.

İkilemsiz kitaba ad olan 14.-15. sayfadaki aşağıdaki dörtlükler, yazarın duyguları yansıtmaktadır. Belleğimden geçen benim Turaç Gelinimi şöyle betimleyebilirim:

Üç yaşlarında öksüz kalan ve 14 yaşında evlendirilen, kaynana gözetimine sürekli tutsak olan, eliyle diktiği kırmızı emprimeli elbisesini giymesi kaynana engeline takılan, kimi gün çocuklarının ellerinden tutarak ışığı yanan evlere ulaşan, eşi tarafından mutlu edilmeyen, hatta: “Sen kadın mısın?” Türü aşağılamalara maruz kalan, oysa eşi rahmetli olduğunda acısını esirgemeden çığlık çığılık haykıran, sonradan evliliğini değerlendiren ve kişilikli bir dönüş yaparak: “Doğrusu o acı gün üzüldüm, şimdilerde üzüldüğüme üzülüyorum! ” felsefesini yapan, gerçekten kadın mı kadın, o özverili bayan, bir başka Turaç Gelin değil mi?

 ***

Gülşen Şenderin’i kutluyor, “En tatlı şarkılar, en acı duyguları dile getirenlerdir. Shelley” özdeyişinden devinimle aşağıdaki söz konusu şiirle yazımı sonlandırırken başarılarının sürmesini diliyorum.

 

Turaç Gelin’in Türküsü

 

İftira kurbanı oldum ey gardaş
Derelerde yanık yanık öterim
Beşparmak Dağları sevdama yoldaş
Baharı sesimle ben müjdelerim.

Kaynana yanıldın, ekmek yirmi dört
Özüme kıskanıp açtın bunca dert
Kötüler kaybeder bilinir hakça
Ekmek yirmi dörttü bir de poğaça.

Kötülük anası gülden ne anlar
Dedi kodu derken, oldu olanlar
İyilik, güzellik özdedir canlar
Baharı sesimle ben müjdelerim.

Turaç gelin idim dönüştüm kuşa
Kıskançlıktan neler gelirmiş başa
Efsanenin aslı bir münakaşa
Turaç gelin idim dönüştüm kuşa.

Ötüşümle inler dağlar ovalar
Çiçek açtırırmış sıcak havalar
Sevinci yaşasın, coşsun yuvalar
Baharı sesimle ben müjdelerim.

Bir turaç türküsü kanar içimde
Tanrıya yakardım ezgin biçimde
Avcıların hepsi koşar peşimde
Baharı sesimle ben müjdelerim.

Kim kötülük yapmış kalmış yanına
Evimden yuvamdan oldum kaynana
İbret olsun bu ders her bir insana
Baharı sesimle ben müjdelerim.

Bir turaç kuşuyum öter dururum
Gerçeği yaymaktır sonsuz kararım
Asalet özümdür hem de gururum
Baharı sesimle ben müjdelerim.

Çukurova, Kıbrıs ölümsüz yurdum
Seven gönüllere otağım kurdum
Neslim tükenmesin tek budur derdim
Baharı sesimle ben müjdelerim.

Gülşen Şenderin

Yazı Tarihi : 16.10.2019