Hakan Türksoy
Umut fakirin ekmeği...

Marmara Denizi'ndeki müsilaj ilk önce Tekirdağ sahilinde görülmüştü. Sonra Marmara'ya yayıldı... 
Tekirdağ'a gelen TBMM Araştırma Komisyonu önce Ergene Nehri'ne gitti.
Arıtma tesisinde incelemeler yapıldı, numuneler alındı. Şimdilik Tekirdağ'da işi biten komisyon 5 gün süreyle Marmara Denizi'ne kıyısı olan illerde inceleme yapacak...
Daha öncede benzer incelemeler görmüştük. O incelemelerden birini  6-7 yıl evvel Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapmıştı.
Çorlu'da açıklama yapan Bakan; 3-5 yıl içinde Ergene Nehri, içinde balıkların yüzdüğü bir nehir olacak demişti.
Doğrusu 10-15 yıla bile razıydık ama, Çevre ve Şehircilik Bakanı'nın ağzından çıkan tarih hepimizi umutlandırdı. 
Şair; "Umut fakirin ekmeği umar ha umar..." demiş. Araya İstanbul seçimleri girince Ergeneyi de, balıkları da unuttuk. 
Seçime yakın o kadar çok söz verildi ki; vatandaş hangi birini aklında tutsun? 
Fakat Çevre ve Şehircilik Bakanı Çorlu Havaalanı'nda açıklama yaparken yanında bulunan Milletvekillerinin ve yerel siyasetçilerin unutmaması lazım.
Neyse, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eskiden Çevre Bakanlığı idi. İlk Çevre Bakanı Tekirdağ'dan çıktığı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Tekirdağlıların gönlünde ayrı bir yeri var...
Rahmetli Ecevit'in Tekirdağ'a hediye ettiği ilk Çevre Bakanı zamanında Trakya ve Tekirdağ'ın köylerine az yatırım yapılmadı. 
Foseptik çukurlar için ne borular döşendi... Köylere traktörler, römorklar hibe edildi. 
Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemizi demir ağlarla, ilk Çevre Bakanı zamanında da Tekirdağ'ın altını foseptik çukur müteahhitleri borularla ördü...
Köy muhtarları bakanı çok seviyordu. Öyle seviyorlardı ki bazı muhtarlar bakana ismiyle hitap ediyordu.
Uzatmayayım, her dönem bir şeyler yapıldığını anlatmaya çalışıyorum. 
O zaman imkanlar boruyla, traktörle sınırlıydı. Ama, kimse kimseye tutamayacağı, gerçekleştiremeyeceği sözler vermiyordu. 
Güzel günlerdi...

 

Yazı Tarihi : 08.09.2021