Şafak LAYİÇ
UZMAN GÖRÜŞÜNE DİRENÇ

Hitler, Trump gibi liderler (dalında uzman bilim insanlarının ve saygın sanatçıların yoğun muhalefetine karşın) kendilerine nasıl milyonlarca destek buldular ve hâlâ bulabiliyorlar? Oysa Atalarımız “Aklın yolu birdir.” diye ne güzel söylemişler.

Eğer “en gerçek yol gösterici bilim” ise, geniş halk yığınları neden ters yönde yürümekte inat etmektedir?

Ne yazık ki yaşadığımız bu karabasanın nedeninin, halkın düşük zekâ seviyesi, bilgisizlik ya da eğitimsizlik olduğuna ilişkin bir kanıt bulunamamıştır. Hatta tam tersine, pek çok araştırmadan çıkan sonuçlara göre, halkın uzman görüşlerine duyduğu güven, politikacıları neredeyse ikiye katlamaktadır. Ancak iş oylamaya gelince, nedense tamamen akla ve mantığa aykırı sonuçlar çıkabilmektedir.

     Bilim insanlarının bu konudaki son araştırma sonuçları ise bize şu gerçeği söylemektedir:

-Beynimiz, özellikle karmaşık işlemler gerektiren konularda (aptalca da olsa) bir karar aldıktan sonra, bir daha onu değiştirecek gücü kendisinde bulmakta zorlanmaktadır.     

     Bir kişi, diyelim ki seçimler öncesinde herhangi bir partinin farklı bir mesajından olumlu etkilendi ve bunu bir siyasi görüş olarak benimsedi. İşte o andan sonra kahramanımızın beyni (ne yazık ki) hep bu görüşü savunmaya odaklanmaktadır. “Algıda seçicilik” gereği, görüşünü doğrulayan mesajlara açılmakta, yanlışlayanlara ise kapanmaktadır. Çünkü kararının yanlış olabileceğine ilişkin bir mesaj aldığında beynimiz (yeni ve daha yoğun bir mesai gerektirdiği için) kaytarma yolunu seçmektedir. O, aklınca böyle davranarak enerjisini korumuş olmaktadır.

     Gerçi binlerce, milyonlarca yıl önce atalarımız, büyük besin (enerji) yetersizliği şartlarında yaşamışlardı. Ancak günümüzde açlıktan ölme tehlikesinin epey azalmasına karşın, beynimiz

sanırım bu gerçeği hâlâ görememektedir.

     Hayatın gerçeklerine uymayan görüşlerimizi değiştirme konusunda diğer bir engel, eski fikirdaşlarımızla yaşayabileceğimiz çatışma riski ve huzursuzluktur. Bilindiği gibi, insanları hayvanlardan ayıran en temel unsurlardan biri sosyalliktir. Beynimiz bu konuda da bizi muhafazakârlaştırmakta (sırf içinde bulunduğumuz toplumla çatışmamak adına) yanlış yolda da olsa eski gönüldaşlarımızla birlikte yürüme kararımızı inatla sürdürmektedir.

     “Eski tas, eski hamam” deyiminin bize gösterdiği gibi, gerçekler inançlarımızla uyuşmadığında beynimiz, inançlarımızı değil (hastalandığında yaptığı gibi!) gerçekleri değiştirmeyi seçebilmektedir.

     Eskiden “Görünen köy kılavuz istemez.” derdim. Ancak şimdi “Görünen köy, birden çok kılavuz ister.” diyorum!

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 08.08.2020