Şafak LAYİÇ
VAİZ’İN DUASI

Kasabaya yeni atanmış bir vaiz, ilk cuma vaazında, diğerlerinden çok farklı bir dua okur:

-Ya Rabbi! Kötülerin, açgözlülerin, yetim hakkı yiyenlerin, hırsızların yollarını açık et. Onlara merhametli davran.

     Cemaat, önceleri bu duaları, yanlış duyduklarını düşünüp göz ardı eder. Ancak zamanla diğerlerinin de bu duayı kendileri gibi duyduklarını anlayınca buna bir anlam veremezler.

     Aradan zaman geçer, fakat Vaiz, hemen her Cuma bu duayı inatla okuyunca, bir gün bir vatandaş dayanamayıp şehre gider ve Müftü’ye şikâyette bulunur. Müftü’nün gönderdiği müfettiş, bir Cuma namazı çıkışında, cemaat dağıldıktan sonra, Vaiz’i sorguya çeker:

-Neden böyle saçma dualar uyduruyorsun? Sapkınlara dua etmek hangi kitapta yazılıdır?

     Fakat Vaiz duasının arkasında durur:

-Ne yapayım; ben onların çok iyiliğini gördüm. Bu yüzden kötü insanlara dua etmeyi adet edindim. Toyluk zamanlarımda bu insanlardan arkadaşlarım olmuştu. Fakat bu zaman zarfında hep kazık yedim, onların yüzünden hep başım belaya girdi. Eğer bugün utanç içinde yaşamıyorsam, günahtan, haramdan uzak duruyorsam, ben bunları bu sefillere borçluyum. Bu alçak insanların bana öğrettikleri, diğerlerinden çok daha fazla oldu. Bir musibet, bin nasihatten iyi değil midir?

X         X              X

     Her yıl geri kalmış ülke insanlarının milyonlarcası, muhtemelen bu yüzden, Batı medeniyetinin hakim olduğu topraklara canla başla ulaşmaya çalışıyor. Oysa Avrupa da bir zamanlar baskı altında inliyordu. Ancak onlar, Engizisyon Mahkemeleri’ne, Papa’ya ve krallara boyun eğmediler, direndiler ve dinde Reform ve düşüncede Rönesans yapmayı başardıkları için, şimdi laik rejimlerde, bilimsel gelişmelerle şahlanarak, güvenli adımlarla, vatandaşlarına daha huzurlu bir hayat sağlamanın gayreti içindeler.  

     İçimizden bazıları bu gerçekleri görmezden gelmek için şöyle söylemektedir:

-Avrupa’yı zenginleştiren emperyalist sömürüdür!

     Evet, başlarda geri kalmış ülkeler kolay lokma idi ve artı değerleri kolayca Batı’ya aktarıldı. Ancak eğer tüm gerçek buysa, 2. Paylaşım Savaşı’nda yıkılmış Almanya ve Japonya, acaba hangi ülkeleri sömürdüğü için böyle hızlıca tekrar kalkınabildi? Birbirimizi kandırmayalım. Gerçek açıkça şudur:

-Bugün Batı uygarlığını demokratik ve ekonomik olarak geçen başka bir sosyoekonomik model henüz ortaya konamamıştır.

     Belki ezilen milletlere verilebilecek biricik örnek ülke Türkiye’dir. Doğrudur. Ancak Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının bu parlak başarısını da Batı medeniyetine, laikliğe ve bilimsel gelişmelere dayandırdığını hatırlayalım.

     Bence laik ve demokratik hukuk ile desteklenen karma ekonomi, kapitalist Batı medeniyetini de aşan, alternatif bir uygarlığın ilk adımı olacaktır. Ne dersiniz?

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 18.01.2020