Nagihan Bayol
VASATLIK HER YERDE-Médiocrité Partout

Geçenlerde tarihteki yanlış sorulara doğru cevaplar vermeyi vadeden bir kitap okudum. Kitabın ismi “Bunu Herkes Bilir” Yazarı; tarihçi, yazar ve akademisyen Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan(1981-…) Kitap güzel, tavsiye ederim. Lakin bu yazımda kitabın içeriğinden bahsetmeyeceğim. Peki, neden bahsedeceğim?

Kitabın sonunda karşılaştığım ve bu yazıyı yazmam için ilham olan “Médiocrité Partout” kelimelerinden bahsedeceğim. Kitabın son bölümünde Türkçesi verilmeyen “Médiocrité Partout” kelimeleriyle karşılaşınca ne anlama geldiklerini merak ettim. Baktım, kelimeler Fransızca, “Vasatlık Her Yerde” anlamına geliyor.

Kitap bitti… Üzerinden haftalar geçti… Yeni kitaplar okudum… Birkaç haftalığına şehirden ayrıldım. Ama aklımda hep bu kelimeler. “Médiocrité Partout.”

Sanki dünyanın son yıllarının bir özeti gibi.

Sanat, eğitim, kültür, insan davranışları ve daha pek çok konuyu özetleyen şık bir söz öbeği.

Vasatlık Her Yerde.

TDK(Türk Dil Kurumu) sözlükleri, Arapça kökenli “vasat” kelimesine “orta” anlamını veriyor. Günlük hayatın içerisinde hakaretamiz veya küçümseme amaçlı kullanılan bu kelime asıl anlamında sadece “orta” demek.

Günlük kullanımda karşılaştığımız durum muadillerine göre ortalamanın altındaysa “vasat” diyoruz ki bu yanlış oluyor. Örneğin bir öğrenci, 10 üzerinden değerlendirilen bir sınavdan 5 aldıysa notu için “vasat” denilmeli. Çünkü ”vasat” tam ortayı işaret eden bir kelimedir. Öğrenci aynı sınavdan 4 aldıysa “vasatın altında” denmesi gerekir. “Vasat” kelimesinin ortalamanın altını işaret ettiği hissiyle yapılan kullanımları yanlıştır. “Vasat” tam da ortayı, ortalamayı anlatmak için uygun kelimedir.

Sık duyduğum bu yanılsamaya değindikten sonra gelelim konumuza. Vasatlık her yerde konusuna. Bu durum her zaman iyidir diyemem.

Vasatlık alışılmış teamül haline gelirse ortalamanın normal olduğu ile alakalı toplumsal mutabakat oluşur. Ondan sonra Türk sinema sektöründen Hollywood ayarında film beklemekten de vazgeçeriz. “-Zaten bizden öyle film çıkmaz” deriz.

Vasat alışkanlığı; beklentiyi, ümidi yok eder, bence vasatın en kötü tarafı budur.

“Bizden mucit çıkmaz. Türk dizileri işte ne olacak” gibi cümleler günlük yaşamımızın normalleri olur.

“Birini linç ediyorlar, bende birkaç twitle omuz vereyim de öyle ileri geri konuşmanın ne demek olduğunu gösterelim.”

“Sanatta neymiş. O kadar ben de çizerim. Felsefe desen zaten yalan dolan.”

Yukarıdaki cümlelere benzer cümleleri her gün duyuyorum. Mesela televizyonlarda yayınlanan hakaretin ve seviyesizliğin bin bir halini görme imkânı veren programlardan şikâyet edenlerin çoğu aynı zamanda şikâyetçi olduğu programın müptelası.

Asıl sorun vasatlığın kabullenilmesinde ve dahi yüceltilmesinde, vasatın olağan ve ideal görülmesinde.  Ancak bunun kötü sonuçları oluyor.  Kimsenin ilerlemek, daha iyisini istemek veya daha zorunu yapmak gibi bir endişesi olmuyor.

Günümüzün sosyal medya odaklı tüketim toplumunda, mimari de, insanlar da, diziler de birbirine benziyor. Hızlanan dünya ve çoğalan tüketim de bunun yolunu açtı ve hızlandırdı. Artık her şey markete döndü. Her şehirdeki AVM’lerde aynı dükkânlar aynı markalar aynı kitaplar.

Toplumlar nasıl inşa olur? Nasıl ilerler, gelişir? Pek çok şekilde. Ben konu özelindeki inşasından bahsedeyim toplumlar içinde bulundukları vasat içerisinde kendini inşa eder. Herşeyin, herkesin birbirine benzediği ortamlarda vasatlık hükmünü sürmeye devam eder. Ortaya koyulan düşüncelerin birbirine benzemesi, topluma, insana, kültüre ve düşünceye bir fayda sağlamadığı gibi vasatlığı da meşrulaştırır.

Ne yapalım? “Médiocrité Partout” ile mücadele edelim. Nasıl? Önce kendimizden başlayarak. Okuma ve yazma alışkanlığı ile özgüven ve hoşgörü ile. Fikirlerimizi söylemekten korkmayarak. Farklı fikirlere tahammül ve saygı göstererek. Kendi aklımıza güvenme cüretini göstererek. İşimizi daha iyi yaparak. Karşımızdakinden de daha iyisini bekleyerek. Cesaretle, umutla, adaletle…

Yazımın sonunda tüm İslam âleminin Kurban Bayramını tebrik ediyorum. Kurban Bayramı'nın aklımıza fikir, yüreğimize cesaret, bedenlerimize sağlık, insanlara huzur, ülkemize mutluluk, dünyamıza barış getirmesini diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.

Hoşçakalın, İyi Bayramlar.

Yazı Tarihi : 17.07.2021