Hakan Türksoy
Yiğit lazım olduğunda...

Temsili 57. Alay'ın Tekirdağ'dan yola çıkmasıyla birlikte Çanakkale Zaferi Haftası başladı.

Şanlı tarihimizin en önemli anlarından biri olan Çanakkale Zaferi'nin aynı zamanda 1.Dünya Savaşı'nın en zor muharebe alanlarından biri olduğunu hatırlatmak isterim.

Hepimizin ilkokuldan bu yana bildiği Çanakkale Savaşı'nın kırılma noktasında yer alan bazı köyler var.  

Bunlardan en çok bilineni Anafartalar.  Anafartalar, Büyük Anafarta ve Küçük Anafarta olmak üzere iki ayrı köyden oluşuyor...

Peki Anafarta adının nereden geldiğini ya da ne anlama geldiğini biliyor muyuz?

Birçoğumuz bilmiyor ama, dedesi Çanakkale'de savaşan bir Avusturalyalı ya da İngiliz biliyor. Dardanel'in Çanakkale'nin antik ismi olduğunu ton balığından sonra öğrenmedik mi?

Anafarta çok rüzgar alan yer anlamına geliyor. Anafarta rüzgarının Hürriyet Mahallesi'nde ki 19 . Fırka Anıtı'nın yer seçimiyle ilgisi olduğunu düşünüyorum.

Anıtın yerine kimler karar verdiyse tıpkı Seyit Onbaşı'nın tek başına kaldırdığı 215 kiloluk mermiyle İngiliz Savaş Gemisi Ocean'nı vurması gibi tam isabet olmuş.

Çünkü anıtın bulunduğu bölge dört mevsim eksik olmayan Köseilyas rüzgarının estiği bölge.

Rüzgarın şiddetini tahmin edemeyenler için şöyle anlatayım; En sağlam kumaştan yapılan bayrak bile ancak 1 ay dayanıyor.

Sonra birçoğunuz aynı bölgede bulunan NKÜ (Namık Kemal Üniversitesi) Araştırma Hastanesi girişinde esen rüzgarı biliyorsunuz. Zaten Tekirdağlı olup oradaki rüzgarı bilmeyen yoktur.

Yazmam bile gereksizdi ama, Edirne'deki dostlarım bilsin diye yazdım.

Hatta "kış aylarında Namık Kemal Üniversitesi Araştırma Hastanesi'nin kapısı Alaska Devlet Hastanesi'nin kapısını aratmıyor" diyeyim tam olsun.

Rüzgarı ve soğuğu önlemek için kapı üstüne kapı yaptılar. O kapıları Eskimo evlerinin giriş kapılarından esinlenelerek yaptıklarını düşünüyorum(!)

Ben böyle düşünüyorum ama kapıyı neden oraya yaptıklarını kimse anlamış değil!

Neyse kul yapısı kapılar bir gün gelir değişir. Yapan, yaptıran unutulur...

Fakat Çanakkale'de yitirdiğimiz yiğitleri unutmak mümkün değil.

O yiğitleri hep arıyoruz.  Aramasak yiğit lazım olduğunda "Yiğitler Çanakkale'de kaldı" der miyiz?

Yazı Tarihi : 13.03.2021