Şafak LAYİÇ
YILANCI’NIN EJDERHASI

Bir yılan oynatıcısı, gösterisinde kullanmak üzere, dağda bayırda gösterişli bir yılan ararken, sonunda bir ejderhaya rastlar. Yılancı önce korku içinde kalır. Fakat sonra, hayvanın hareketsiz olduğunu fark eder ve kontrollü bir biçimde yaklaşır. Ejderha ölü gibi durduğu için daha da yaklaşır ve hatta kuyruğuna dokunur. Ancak sonuç hep aynıdır. Ejderha’da bir yaşam belirtisi yoktur.

     Gösterisinde kazanacağı paraları düşünerek iyice heyecanlanan Yılancı, bir ara emin olmak için Ejderha’nın kuyruğunu çeker. Hayvanın öldüğü için zararsız olduğuna kanaat getiren Yılancı, kurbanı paket yapıp derhal kasabaya götürür ve meydanda, para karşılığında halka teşhir eder.

     Fakat korku içindeki vatandaşlar, Ejderha’ya uzaktan bakmakla yetinirken Yılancı, insanları rahatlatıp daha da yaklaşmalarını sağlamak için, hayvanın kuyruğunu daha da çekiştirince, Ejderha (güneş altında iyice ısındığından da olabilir) birden uyanır ve iplerini kopardıktan sonra kendisine el koyduğunu sanan bu paragözü bir lokmada yer.    

X              X              X

     Günlük hayatımızda da bazen ağırkanlı insanlar görürüz. Ancak bazılarımız, bu kişinin sakinliğini yanlış yorumlayıp üzerine fazlaca gidince, beklemediği bir tepki ile karşılaşmasına şaşırıp kalır.

     Biz millet olarak da böyleyiz. Üstümüze gelindiğinde efendiliğimizden dolayı pek ses çıkarmayabiliriz. Ancak buna aldanıp da zulme başladıklarında, ne kurşun dinleriz ne de bomba. Bizim bu gizli gücümüzü İngiltere de öğrendi, onun maşalığını yapmış olan Yunanistan da.

     Bu huyumuzla tanışan en son kurban, Amerika’nın uşağı Fetö oldu. Darısı diğer zalimlerin başına! 

     Hoşça kalın…

Yazı Tarihi : 01.02.2020