Hakan Türksoy
Yumurta ve tavuk

Sosyologlar koronavirüs salgınının tüm dünyada dindarlığı, kanaatkarlığı ve garanticiliği artırdığını söylüyor.

Dindarlık ve kanaatkarlık bir yana garanticilik yani sağlamcılık için söylenecek çok şey var.

Ne çektiysek bu sağlamcılardan çektik. Çünkü bizdeki sağlamcılık anlayışı her devrin adamı olmak demek.

Dindarlık ve kanaatkarlığa gelince; kimseye karışmadan beş vakit namazını kılan anneannelerimizden, babaannelerimizden, bayram namazı çıkışı bayiden Cumhuriyet Gazetesi alan dedelerimizden dindarlığı, beğenmediğimiz kırıntı peynirleri tabağa toplayan annelerimizden de kanaatkarlığı biliyoruz.

Anlamak için bir kalıp peynirin elli lira, zevk için kırdığımız yumurtanın kilosunun onu çıkaran tavuğun kilosundan pahalı olması gerekiyormuş(!)

Hadi şimdi cevap verin? Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı  tavuktan çıkar? 

Her devir, her pandemi toplumlara ve insanlığa bir şeyler öğretiyor. Pandemi kısmını yüzyıllar boyu yaşanan salgınlardan ve İspanyol gribi zamanından biliyoruz.

Biliyoruz derken yazılanlardan, çizilenlerden biliyoruz. Apollo'nun Oku kitabını yazan aynı zamanda sosyoloji ve toplum sağlığı konusunda uzman olan Dr. Nicholas Chrstakis'e göre aynı şeyler İspanyol gribi zamanında da yaşanmış.

Fakat Dr. Chrstakis 2024 yılına varmadan her şeyin değişeceğini, sosyal mesafeli sosyalleşmenin yerini hedonizme bırakacağını söylüyor.

Hedonizm konusuna hiç  girmeyelim. Çünkü ne olduğunu öğrenince insanın "Apollon'un Oku neden yedin bu .... " diyesi geliyor...

En hafif şekliyle dünyada müsriflik artacak diyebiliriz. Tabii bunlar ABD'de yaşananlara göre yazılmış.

Fakat ABD'de müsriflik artarsa dünyada ne olacağını tahmin etmek hiç zor değil.

Bence bu şartlarda yine yandık demektir.

Yazı Tarihi : 26.12.2020