Hasan Akarsu
ZEYNAL GÜL’ÜN İKİ ŞİİR KİTABINA DEĞİNİ (*)

           Ozan, yazar Zeynal Gül, 1951 Çorum-Alaca-Küre Köyü doğumludur. Otuz yıl Türkçe öğretmenliği yapar, emekli olur. 1999’da İÜ Hukuk Fakültesi’ni bitirip avukatlık yapar. Yeni yayımlanan “İki Damla Gün Işığı” ve “Kolum Kanadım Pür Çiçek” adlı iki şiir kitabı vardır.

          İki Damla Gün Işığı (1)

      Ozan, Atatürk sevgisiyle doludur ve onsuz bir ulusun ustasız kaldığını belirtir. “Namlular yüreğinin ucunda” bir ozan olarak gecekondu yoksulluğunu unutmaz. Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015’te işlenen kıyımı, kalleşliği anımsatır. Orada iyiliğin, onurun, insanlığın gücünün sınandığını bilir. Devrimci ayak seslerindedir kulağı. Namlularsa yüreğinin ucundadır. Özgürlüğe giden yolu arar durur. 12 Eylül sonrasında yapılan işkenceleri unutmaz. Mahpus yaşamından izler yansıtır: “Tutuklular söyleşide/ Bir sofradan kanıyoruz/ Acıların odağında/ Tatlıları anıyoruz…” (s.20). Ozan, ezincin egemenliğinden yakınır, yüreği narçiçeği grevlerdedir. Maden işçilerini, Anadolu insanının acılarını anlatır. Faşist yüreklerin insan güzelliğini, dostluğu, kardeşliği bilmediğini vurgular. Hırsızlardan, soygunculardan, işkencecilerden yakınır. Halk ozanlarının sesi vardır onda: “… Bu kaynakta Pir Sultanlar/ Nazımlarla onurlandık/ Çağı deldik Atatürk’le/ Çağdaş bilgiyle nurlandık…” (s.50). Köy Enstitülerinin kapatılışına öfkelidir. Omuz omza yürümeyi savunur, emeğin ayağa kalkmasını ister, üreticileri korur. Tüm uğraşıları emekten, emekçiden yanadır. Şiirlerinde haklı bir kavgayı verir.

       Kolum Kanadım Pür Çiçek (2)

       Zeynal Gül, kolu kanadı çiçek dolu bir ozan. Şiirlerinde sevgiyi, seviyi, barışı, yaşama sevincini çoğaltır. “Üşüyen serçelerin telaşını” duyumsatır ve “şiir hamalı” görür kendini, şiir taşır gönüllere. Emeğin örgütlenmesini ister, halk ozanı olarak seslenir: “Uzaklaştık felsefeden, mantıktan/ Payımıza öfke, nefret, şer düştü/ Aydınlığı gölgelerken karanlık/ Düşe düşe önümüze kör düştü…” (s.14).

       Ozan, öğrencilik anılarını, arkadaşlıklarını yansıtır şiirlerinde. Çevreye karşı da duyarlıdır, derelerin, ağaçların yok edilmesinden yakınır. Varsıl-yoksul ayrımını kınar: “Şaşkına döndü hep köstebek, kirpi/ Yetişmiyor artık soğanı, turpu/ Yoksulun bağında dal, çalı, çırpı/ Varsıl bahçesinde ayva, nar olur” (s.34). Emeğin sevincini yüreğinde duyumsar ve korkunun yenilmesini ister. Yönetimde olanların yaptıkları köprülerle halkı soyduğunu vurgularken Deli Dumrul’u anımsatır. Çorum olaylarının bir “kara leke” olduğunu belirtirken, bu kentten yetişen ünlü adları, Köy Enstitülerini kurarak bilgisizliğe kafa tutan Yücel’i ve Tonguç’u da anar. Köylerden kentlere göçün getirdiği sorunları anımsatır, betonlaşmayı kınar, kötülüğün arsızlaştığını bilir.

       Ozan Zeynal Gül, emekten, halktan yana kullanır kalemini, yüreği emekçiyle, ilericiyle birlikte atar. Yalın bir dille yazdığı şiirlerini herkesin kolayca anlayabileceğini belirtmeliyiz.

 

  1. İki Damla Gün Işığı-Zeynal Gül, Şiir, Barış Kitap, 2018, 108 s.
  2. Kolum Kanadım Pür Çiçek-Zeynal Gül, Şiir, Barış Kitap, 2020, 104 s.

(Öykü Şiir, Ankara, Ekim 2020)

          

Yazı Tarihi : 10.10.2020